Sitenin istatistiklerini kontrol ettiğimde, izleyicilerimizin hep ilaçlardan bahsettiğim yazılara açık ara fazla ilgi gösterdiği dikkatimi çekiyor. Bu sebeple ve bahsetmek isteğim çok fazla ilaç olması sebebiyle sizlere ilaçlar hakkında yazılar yazmaya devam ediyorum.
Bugün sıradaki ilacımızın ismi cipralex.
Kısa bir aradan sonra tekrar merhaba.
Şu sıralar biraz ilaçlar üzerine odaklanmış bulunmaktayım. Dolayısıyla ilaçlar hakkında peş peşe yazılar yazıyorum. Önümüzdeki günlerde de yazmaya devam edeceğim. Bir çok obsesyon hastasının obsesyonundan daha fazla kaygı ve anksiyetesinin olduğunu düşünmekteyim.
Bugün biraz da obsesif kompulsif davranış bozukluğunun magazinsel yönüne değinmek istedim. Yalnız olmadığınızı ünlüler dünyasından anlamanız kendinize olan güveninizi artıracaktır diye düşünüyorum ayrıca.
Bir sürü insan var aslında. Ama en ünlüleri yazmakla yetindim. Hastalığını saklayabilmiş ünlüleri zaten yazamıyoruz malum. Bir çok insan gibi onlar da belki toplum önünde zayıf görünmemek için hastalıklarını saklamış olabilirler. İşte o ünlüler:
Ah benim vefasız yarim. İnsan diye kollarına sarılmışım da sarıldığın kollar beni boğmuş. Şifa diye içtiğim derdim olmuş. Evet bugün sizlere ssri grubu ilaçlardan farklı bir ilaca ilişkin kişisel kullanma deneyimlerimi paylaşacağım.
Uzun bir aradan sonra peş peşe ikinci yazım oldu bu. Umarım devamını getirerim. Öncelikle şunu belirteyim aşağıda bahsettiğim konu sadece takıntı hastaları için bir yazı gibi gelebilir. Fakat akraba hastalıklar olması münasebetiyle anksiyete, panikatak (panik atak) ve psikolojik travma hastaları da çok rahatlıkla bu söylediklerimi uygulayabilirler. Onlara da yöntemlerin çok faydası olur.
Bir tanımlamam var. Obsesyon krizi diye.
Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba..
Yaklaşık 2- 3 hafta kadar oldu hiç bir yazı yazmadım. Bu, baharla birlikte artan iş yoğunluğumdan kaynaklı oldu. Sizlere bir şeyler yazmayı ve yazarken bir şeyler öğrenmeyi kendim de çok seviyorum. Ama yaptığım işte hata insan canına mal olur. O yüzden geçici bir süre de olsa her türlü psikolojik kaygının üzerine çıkarak mesaimi aksaksız yapmam gerekti. Gecikme için siz değerli okuyucularımızın affını rica ediyorum.
İsimsiz bir okuyucumuzun yazdığı takıntı yazısını aşağıda ayenen yayımlıyoruz. Bizim sitede de yer alan ve almayan bilgileri içeren bilgiler var. Genel ve toparlayıcı güzel bir yazı olmuş.
Uzun süredir yazmıyorum. Baktım da neredeyse başlangıçta iki günde bir yazarken şimdi neredeyse haftada bire çıkmış. Bazı kendi iş hayatımla ilgili sorunlar yaşıyorum. Bunun tesiriyle yazamıyorum. Yoksa buraya yazdımlarımdan bugüne kadar en fazla kendim istifade ettim desem yeridir. Çünkü bütün bildiklerimi buraya yazarak bir not defterine kayıt ediyorum sayılır. Eğer bu siteye yazmasam çoğu bildiğimi zaman içinde ben de unutuyorum. Ne demişler söz uçar yazı kalır.
Bugün ki takıntım; kompülsiyonlar,takıntı, tekrarları üzerine yazı yazmaya karar vermeme sebep oldu. Takıntılarım sürekli boyut değiştirip duruyor, sürekli olanlar ve hep gündemimi meşgul edenler de var.
Daha önceki yazımlarından birinde yaşamış olduğumuz takıntı ve anksiyete sorunun temelinde aslında bazı düşüncelerin yer aldığından bir cümleyle bahsetmiştim. Şimdi bu cümleyi açarak hayatınıza yeni bir bakış açısı getireceğiz. Yaşamış olduğumuz sorunların temelinde bu sadece obsesyon için geçerli değil hayatta yaşamış olduğumuz sorunların temelinde hep beyninimize ittiğimiz bazı sloganlar yer almaktadır.