OKB-Takıntı Hastalığı ile Vesveseyi Hazırlayan Sebepler ve Hatalı Davranışlar

Şu takıntı hastalığına tutulma sebebimiz nedir tam olarak bilinmez. Çocuklukta yaşadıklarımız, beslenme bozukluklarımız, yaşadığımız travmalar, hayatı yanlış yorumlamamız, anne baba yetiştirme hataları, baskı ortamları vesaire vesaire. Sebepleri belki onlarca , ama şu an önemli olan tutulduğumuz bu illetin tesirlerini azaltıcı şeyleri arayıp, bulmak. Sitemizde onlarca tedbir, yüzlerce düşünceden bahsettik, bir çok ilaç- bitki analizi vs. yaptık. Bunların hepsi de hastalığın tesirini azaltıcı yöntemleri bulabilmek içindi. Her bir tedbirin belki toplu iğne ucu kadar da olsa bile bize bir faydası var olduğunu kabul ederek, yaşadığımız cezaevinden kaçış çabalarımızı sürdürüyoruz.

Sorunu hazırlayan sebepler, ağacın yaşken eğilmesi dönemine denk geldiği için, eğri bir ağaç olarak nasıl doğru durabiliriz, doğru hissebiliriz, bir umut doğruleabiliriz belki bizim çabamız biraz da bunun çabası. Çabamız hastalığımız geçmediği sürece devam edecek. Sonuçta obsesyonlarımız büyük oranda kendi ve ortam hatalarımızın neticesi olarak Allahın taktiri! OKBnin yaşanması belki de bizim için hayırlı bir şeydir. Belki okb olmasa kendimize veya çevremize zararlar verecektik, belki kötü bir insan olacak belki insanlık yolundan çıkacaktık. Nitekim ben öyle olacaktım galiba.

Evet bunları sorgulamanın pek bir anlamı yok. Ama insan kendini sık sık bunları sorgularken bulabiliyor ister istemez. Gelelim bugünki konumuza bugün size, kimine sorundan kazma kürek, kepçe dozer olur umuduyla takıntılar konusunda iki üç yeni küçük tüyolar vermeye devam edeceğim.

Şimdi size, daha önce hiç bahsetmediğim. Takıntıyı artıran bazı davranışlardan bahsedeceğim.

Bunlardan birincisi duş ve banyo yaparken banyo yapılan yere az bile olsa küçük idrarını yapma hususu. Bu kötü davranış takıntı hastalığını artırır. Bu husus aslında kaynaklarda vesvese artırıcı bir davranış olarak zaten geçmektedir. Peygamber efendimiz “Sizden biriniz banyo yaptığı yere idrar yapmasın, idrar yaptığı yerde de banyo yapmasın, abdest almasın, vesvesenin çoğu idrar ettiği yerde yıkanmasından meydana gelir.” demiştir. Bildiğim kadarıyla.
Sitemizin ziyaretçisi arkadaşlarla yapmış olduğum mülakatlarda, bu hususun doğruluğu konusunda, teyitler almak için bu davranışı gösteren kişilerden test etmelerini istedim. Söylemlere göre, tespitin doğru olduğu kanaati hasıl oldu. Vesvesenin nasıl bir silsile ile ortaya çıktığını kendi kendime keşfedemedim. Onu ancak peygamberimizin ilmi ile bilmek mümkün demek ki.

Özellikle dini hassasiyetleri yüksek olan gençlerimiz, gusül abdestinin alınması gerekli olduğu hallerde, sıklıkla tuvalete gitmeyip, doğrudan banyoya gitmektedirler. Geçerli bir gusül için bu bölgelerin içinde meni kalmaması gerektiğinden, bu endişe ile küçük idrarını banyoya yapabilmektedirler. Bu da vesvesenin en büyük sebeplerinden birini, belki de en büyük hazırlayıcı etmeni ortaya çıkarmaktadır.

Yani yıkandığımız banyo suyuyla tuvalet suyunun birbirine kesinlikle karışmaması gerekiyor. Bu hayati bir gereklilik.

İlaveten banyo yapılan yere küçük abdestini yapmak, unutkanlık hastalığını da ortaya çıkaran önemli bir davranış bozukluğudur.

İkincisi, kendi kendini cinsel olarak tatmin etmek yani masturbasyon. Masturbasyonun vücut, psikoloji üzerindeki tesirini, beyin üzerindeki olumsuz etkilerini daha önce bu konuda yazdığımız bir yazıda uzun uzun anlatmıştık. Söz konusu alışkanlığın zararlarından nörolojik yan etkilerini madde madde incelediğimizde; bu kötü alışkanlığın uygulaması sonrasında, beyinde toksik etki oluşması, beyin sinir sisteminin daralmasına, hafıza ve dikkat eksikliğine, şaşkınlığa ve psikolojik bazı sorunlarının ortaya çıktığını biliyoruz.

Yani, sinir sistemi- beyin kimyasalları üzerinde, ciddi bir tahribat söz konusu. Söz konusu alışkanlık kişiyi, eylem biter bitmez akut(ani gelişen) bir depresyona da sürüklemekte. Bütün bunlar, konu hakkında bilimsel bir çalışma bilmemekle birlikte, serotonin seviyesinde düşmelere yani serotonin salgılamasının durduğunu göstermekte. Ayrıca muhtemelen iletici durumunda olan nörotransmitirler üzerindeki olumsuz etkiler, hafıza sorunları gri hücrelerdeki bozulmalar bunların hepsi beyiniçi ortamı zaten sorunlu olan biz obsesiflerin obsesyonlarını artırıyor. Daha önce okuduğum bir iki kaynakta herhalde bu alışkanlık da vesveseyi körükleyici bir davranış olarak geçiyordu. Yanlışım yoksa. Okuduğum bir kaynağın küçük bir kenarında geçiyordu galiba.

Üçünsü sırt üstü yatarken, cinsel organımız belli olacak şekilde uzanmamalı ve uyumamalıyız. Bu hali en çok sırt üstü yattığımızda, her iki dizimizi de tam düz bir şekilde uzatmamız ortaya çıkarır. O yüzden sırt üstü yatarken dizlerimizden birini mutlaka kırmalıyız. Yaptığım araştırmada sadece sırt üstü yatmakla ilgili herhangi olumsuz bir bilgi gerek dini gerek bilim sel olarak bulamadım. Ancak, cinsel bölgeleri belli olacak şekilde bulunmakla ilgili bir hadis vardı. Bulamadım. Bunun özellikle cinsel takıntılarını artırdığını şahsi olarak tecrübe ettim. Ancak, kendimden başka kimseden bir teyit almadım henüz.

Dördüncüsü, erkek veya kadın yalnız kaldığında örtünmeniz gereken gereken kadar örtünün. Erkek için söylüyorum. Evde yalnız bile olsanız çıplak gezemezsiniz. Diz kapağının altına kadar örten bir kıyafet giymelisiniz. Kadınlar için tam ölçü nedir bilmiyorum. Eğer diz kapağınızın altına kadar kıyafet giymezseniz, koruyucu meleklerin yanınızdan uzaklaşmasından kaynaklı olarak cinsel obsesyonlarda artış yaşarsınız. Çünkü kıyafete göre insana şeytan yaklaşır. Ve açık giyinmek sizi bu konuda zaaflı hale getirir. O yüzden, üstünü bile değişirken acele etmeliyiz.

Tüm bu anlattıklarımızdan görülüyor ki takıntı veya vesvesenin tıbbi ve dini kurallarla çok yakından ilgisi var.

Görüşmek üzere. iyi günler.

Yasal Uyarı: Doktora reçete ettirmeden ve doktordan kullanım özelliklerini öğrenmeden ilaç kullanmayınız. Bitkisel ilaçları tıbbi ilaçlarla kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Yukarıda ve bu sitede yer alan bilgiler site yöneticisinin ve ziyaretçilerin sadece şahsi tecrübeleri ve kendi fikirleridir. Bilimsel olarak ispatlanmamışlardır. Burada yer alan bilgiler hatalı, güncelliğini yitirmiş olabilir. Size uygun gelen bilgileri psikiyatristinize/ psikologunuza- doktorunuza danışmadan uygulamayınız. Okuyucularımızın bu siteden öğrendiklerinizi uygulamalarından kaynaklı ve bu sitede yer alan bilgilerden kaynaklı sorunlarda yasal sorumluluk kabul edilmez. Yazılar sadece bilgi amaçlıdır.

Comments

comments

OKB-Takıntı Hastalığı ile Vesveseyi Hazırlayan Sebepler ve Hatalı Davranışlar” üzerine 10 yorum

  1. arkadaşlar yöneticimizin yazdıklarına katılmakla beraber,1-2 meselede ekleyebiliriz,şayet ,olaylara hep bu pencereden bakmamalıyız,(olumsuzluk) şöyle bir söz vardır acı çekmeyen,dertlenmeyen,başına bir bela musibet gelmeyen ,çile çekmeyen kişilerde hayır yoktur,abdulkadir geylani hz sohbetlerini dinleyiniz şifanızı onun içinde bulacaksınız,muhakkak dinleyiniz meviza.com yada net olcak oradan indirebilir telefonunuza atabilirsiniz yahut indirmedende hergün dinleyebilirsiniz,şu varki ALLAHTAN gayrı hiçbirşey olmaz,bir ağaç yaprağı dahi ondan habersiz ve izinsiz düşmez ,biz bunu belki anlıyamıyoruz fakat kitabullahta böyle yazılıdır,başımıza gelen bela ve musibetlerin çok sebebi olabilir,belki çok insanı yıprattık,çok kalp kırmışızdır ,gençken çok insanın canını yakmışızdır,yada hiç kötülük yapmamışızdır,bizler kendimizi imtihanın dışında görmemeliyiz bizzat imtihan edilen bizleriz,belkide bu hale düşmemiz bizi ona yaklaştıracak bir sebeptir,yada belkide itikadımız bozulmuştur ,zamanımızda birçok fitne mevcut sahte hocalar dinden imandan anlamayan kitabı hadisleri kendi küçük aklıyla yorumlayan hocaları dinlemiş onları tasdiklemişizde o güzel haldeyken bi anda gazabı üzerimize çekmişizdir,burada yapmamız gereken,hayata bir reset çekmek beyne kalbe akla hayale komple bir reset çekmek,evet ben ALLAHIN kuluyum demek ,ve çocukluktan başlamak gibi bir hayat kurmak bildiklerini tamamıyla unutmak ,imamı azamın itikad kitabını yavaş yavaş okumak çocuk gibi bırakın şüpheler gelsin aldırmayın her gün okuyun,evvela itikadımızı bir düzeltelim,dosdoğru itikad sahibi olmamız için bir konu üstünde uzun zaman okuyup düşünmek gerekir,mevlana hz bana bir şeyi 10 kere söyleseler hep ilk gibi dinlerim sanki bilmiyormuş gibi dinlerim dermiş,bizde kitabı okuyup kenara atmak yerine tekrar tekrar okuyup iyice öze,ruha,kalbe,nefse yerleştirene kadar bunu yapalım, göreceksinizki çok şey düzelecektir,günde sadece 1 saat ayırın fazla kasmayın aklınız almıyorsa tekrar edi neden aklım almıyor gibi telaşa kapılmayın tekrar ediniz,okuma işini hayatınızın bir parçası yapınız,daha sonra günde 1-2 saat spora vakit ayırmak çok güzel gelicektir peygamberler ashab sahabeler dahi spor yapmış at koşu güreş ok atma yarışı gibi bir sürü yüzme falan devamlı meşguliyet bulmuşlardır durgun su kokar misali hep hareket etmişlerdir,bizde günde 1 saat koşu 30 dakika box evde bir duvara minder çakabilir yahut box çuvalı asabilirsenizde olur balkon gibi yerlerde 1-2 ağırlık setiyle beraber 30 dakikada ağırlık çalışırsınz,birde kafa dengi arkadaş bulun bulamıyorsanız kendiniz yapın üzerinizdeki ağırlık gidecektir,bisiklete binmek bisikletle orman içinde insan içinde gezmeye çalışın arkadaşlar edinin hep kendi sözünüzün dinlenmesini değil onlarında sözlerinin dinlenmesine müsade edin söz kesmeyin,okb li kişiler genelde insan içinde böyle şeyleri yapamazlar ama ilacı yani bu hastalığın ilacı zıtlarıylan yapılır en önemli yer burasıdır bu okb manevi bir hastalıktır,şeytan ve nefsin tasallutu saldırısıdır,nefsine bu söylenenleri yaptırdığın zaman nefs alışacak daha önce kendisine çok zor gelen düşünceleri kolaylıkla yapacaktır bir okb hastası pazar yerlerinde asla bağıramaz gel ablaaa elmaya gel diye mesela,işte bu sporları yapmak insan içinde koşmak en alt kademedir bunu yapınca diğerleride çözülür gider nihayet insanda olan kibir hava unsuruda söner ve vesvese okb takıntı ruhsal çöküntü düğümleri bir bir çözülür,insan olduğunu yaşadığını farketmeye başlar içindeki iman güneşi doğmaya başlar tecellileri görür ALLAHIN varlığını görmeye başlar aynı bir çocuk gibi evet yaşınız kaç olursa olsun etrafınızda şan şöhret sahibbi dahi olsanız çoluk cocuğunuz dahi olsa bu hususları yapmalıyız ,nefste bir çok hastalık mevcuttur çocukluğunuzu düşünün anne babanız bir şey emrettimi derhal fırlardınız ,onların gözüne girmek için herşeyi yapardınız gene aynı olmaya çalışın atın üstünüzden kibiri gidin özür dileyin selam verin hal hatırlarını sorun belki onları üzmüşüzdür onların kusurlarına takılmayın onların faturalarını siz gidin ödeyin onlara hizmet edin,göreceksinizki kapılar sonuna kadar açılacaktır,ALLAHIN rızası anne babanın rızasındadır onlar kötü bile olsa,dünyalık işlerinde onlara itaat etmek farzdır üzerimize borçtur onlar bir şey söylediklerinde derhal işinizi bırakıp onların işine koştuğunuzda içinizde manevi rahatlık hissedeceksiniz bunu yapın konu komşuya selam verin yemeklerden hanımınıza söyleyin onlarada versin,yoksa bizzat siz verin,çoculara şeker dağıtın,şüphesiz ALLAH iyilik yapanları sever ayetini düşünün bir komşunun anne babanın çocuğun duası size yeterde artar bile fıtratımızı bu şekilde ortaya çıkaralım haftanın bir gününü yada gecesini temizliğinize ayırın tırnak saç sakal vs giyiminiz şatafatlı olmasın kedileri sevin kapı önlerine yiyecek içeçek bırakın hayvanlar kendisine iyilik yapıldığında dua ederler,kendinize günlük vird belirleyin mesela her gece 1000 kere kalpten ALLAH demeye zorlayın hergece 10 -20 -30 kere salavat getirin her gece günahlarımız için içten olmasada 100 kere istiğfar getirin yani estağfirullah deyin yatmadan önce 3 felak 3 nas okuyun biliyorsanız ayetel kürsi okuyun,böyle devam edin açık görüşlü olun bir kötülük gördüğünüzde arkasından konuşmamaya gayret edin böyle yaparsak dostlar başımızdaki belalar vesveseler kalkar ALLAHIN izniyle başkası olmayın kendiniz olun bunu anlamak için çocukluğunuza dönün bakın çocukken nasıldınız o hali yakalamayı kendinize hedef edinin,bu zor değildir yeterki hedef olsun ,mutlaka o hedefe ulaşır insan,evinizdeki eşyaları bizzat kendiniz tamir edin gidin alet çantası alın akan musluğunuzu bozulan ahizenizi sökülen gardıropunuzu kendiniz tamir edin acele etmeyin her işinizde sukunetle yapın bırakın bu gece bitmediyse inşALLAH yarın devam ederim diyip rahat nefes alın takıntı yapmayın evde sizin barkda kimene dağınıklıktan,biz takıntı yaptıkça hastalık ağırlaşıyor ,zikir en büyük ilaçtır her yolu denemli zikir çekince şeytan ve takıntılar gidiyor bizzat denenmiştir tarafımdan kalp nurlanıyor namazlar kolaylaşıyor gündelik işlerde kolaylaşıyor ,burada önemli olan takılmamak hemen başka şeyler düşünmek kendine koyduğun hedefleri aklına getirip o anki takıntılardan kurtulmaktır mesela iş yapıyorsun için gene sıkıldı daraldı vesveselendin için karardı hemen akşam koşu yapıcaktım sonrada evdeki işleri halledicem box falan yapıcam bi arkadaşla bisiklete binicektik gibi hedefe yöneldiğiniz takdirde hastalık garipleşecek bunu herzaman yaptığınızda hastalıktan eser kalmadığını göreceksiniz devam edildiği takdirde İNŞALLAH kibirde kalmıcak kötü tabiatte kalmıcaktır dolayısıylan vesveselerde gidecektir her yolu denemk lazım arkadaşlar yeterki hedef olsun çarşılara pazarlara gidin kendiniz alışveriş yapın elinizde taşıyın emin olun sizinle kimse ilgilenmez bile bu şimdi ne derler takıntısı sırf nefsin ve şeytanın kandırmasından başka bişey değil halbukki sizi o şekilde görenler sizin için öyle şeyler kötü duygular veya düşünceleri,düşünmezler bile nefs ve şeytan sanki onaların öyle düşündüklerini size göstererk sizin kibrinizi kırmanıza mani olurlar kibir kötü hastalıktır vesveselerin çoğu çok yemek vekibirdendir bu hususlarda okb li hasta için başlangıçtır sonrası düğüm gibi çözülür kolaylaşır yeterki isteyin yaparsınız ALLAH sonumuzu hayır etsin selamet ihsan buyursun inşALLAH bu husular belkide tüm manevi hastalıkları çözebilir

  2. ben dini konularda obsesyon yaşıyorum.2o yaşındayım.doktorum bana lustral special 100 mg verdi bir de geceleri yatmadan evvel yarım atarax alıyordum.daha sonra lustaralı 150 mg. çıkardı.en son gittiğimde de 1oo mg lustral sabah 1 tane ve efexor xr 75 mg 1 tane olacak şekilde kullandırdı.efexoru aldığımda baş ağrısı çene kilitlenmesi baş dönmesi başımım içinde elektrik dolaşması gibi hisler oldu.sonra efexoru ben bırakıptım.doktora sordum kullanmaya devam etmemi söyledi.ama beni çok kötü etkiliyor.ne yapmam lazım.cevabınız için şimdiden teşekkürler.

    1. Doktorunuzun bir bildiği vardır muhakkak. Çünkü yan etkiler bir süre sonra azalıyor,belki onu bekliyordur. Doktorunuzun sizi anlamadığını düşünüyorsanız hekim seçme hakkınız her zaman saklıdır unutmayın.

  3. Doktorum 3 ilaç verdi : cipralex, zeldox, cymbalta. Ben buna ek olarak kafama göre faverin aldım etti 4.
    Taşların da hepsini aynı anda boynumdaki zincirde taşıyorum.
    İlaçlar fazla gelebilir siz faverin ya da cipralexten birini almazsınız.x

    1. Faverinle cipralex ssri türü ilaçlar aynı tür yani. İkisinin aynı anda alınması tehlikeli olabilir. Yine de doktorunuzla bir konuşun derim. Ama iyi olduğunuza ve fayda gördüğünüze çok sevindim. Bunda taşların da etkisi çoktur eminim.x

  4. Cymbalta, cipralex, faverin, zeldox, aquamarine, kırmızı akik, onyx, lapis lazuli ile obsesyonlarımı yendim. Sana da tavsiye ederim çünkü dini obsesyonların hat safhada kardeş… x

    1. Fevzi bey merhaba.
      Bu ilaç listesi çok fazla. Taşların da sayısı çok gibi. Nasıl bir kombinasyon sizde etkili oldu. Bunları zaman dilimi içerisinde her halde sırasıyla kullandınız. x

Bir Cevap Yazın