Altın Kural 5: Takıntılardan Kurtulmak İçin


Uzun bir süredir yazılarıma da, takıntılardan kurtulma yolları isimli yazı serime de ve en önemlisi takıntılardan kultulmada altın kurallar isimli yazı serime de ara vermiştim. Bu yeni ve faydalı yazacak şeyler bulamadığımdan kaynaklıydı.

Fakat geçen ay aldığım bir kararla takıntıyla olan kurtulma mücadelemde önemli bir eylemde bulunduğumun farkına yakın zamanda vardım. Aslında bu kurala başka bir kural vardı. Hayatınızı bir hobiyle doldurmaktan bahsediyordum. Olumlu obsesif adlı yazımda. Ama bunda daha çok usülden bahsettiğim için ayrı bir yazı olmayı hak etti diye düşünüyorum. Belki bir çoğunuz burada bahsettiğimi bilinçli veya bilinçsiz olarak yapıyor olabilirsiniz.

Geçen ay yanımda sürekli taşıdığım cep telefonu için sınırlı bir internet bağlantısı paketine girdim. Sonra cep telefonunundan, miniopera isimli yazılımı indirerek kurulumunu yaptım. Resim yükleme özelliğini kaldırdım ve sınırlı olan internet paketini sınırsız gibi kullanmaya başladım. (kullandığım miniopera ve resim görüntülemesi yapmamamdan dolayı) Ne kadar girersen gir 100 mb. kotayı bile dolduramıyorum. Üstelik ayda sadece 4,5 tl. maaliyeti var.

Sonra baktım ki elim sürekli telefonda yaşamaya başlamışım. Servis beklerken, eşim alışveriş yaparken, iş yerinde can sıkıcı toplantılarda, uzun yolculuklarda vs. Zihnim sürekli bir meşguliyet içinde araştırdığım konularda, okuduğum haberlerde, banka hesaplarında, hava durumunda, bazı yeni keşiflerde, araştırdığım konunun devamı niteliğindeki yeni yazılarda.


Bu arada şunu da fark ettim. Örneğin serviste giderken sürekli olarak bazı tabelaları okur, sonra onlara ilişkin takıntılar geliştirirdim. Ama serviste artık gözüm ceptelefonunda olduğu için böyle takıntılar geliştirmiyorum. Aklım, zihnim beynim yanımdaki internette.


Sonra, mağzada boş kaldığım alışveriş anlarında, bazı takıntılarım aklıma, sıkıcı ziyaret ve toplantılarda, hastane- banka sıralarında sürekli aklım internette. Aklıma gelecek en ücra köşelerde kalmış takıntılarımdan böylelikle uzaklaşmış oluyorum.

Zaten bir internet merakım var. Bir nevi merakım ve hobilerimle hastalığımı perdeliyorum, öteliyorum ve unutuyorum. Bu yöntemler de aslında başka isimlerle obsesyonla mücadele yöntemleridir. Bilimsel olarak.

Böylelikle artık daha az eski takıntılarımı düşünüyorum. Böylelikle onların hafızamdaki yerini zayıflatıyorum. Yeni takıntılar geliştirmiyorum. Günlük hayatıma daha rahat devam ediyorum. Kendi gündem maddelerimi kendim belirliyorum.

Ve en önemlisi şu sıralarda bir vodefone reklamı var. Hani adam arkasını döndüğünde arkadaşının hayatının değişmiş olduğunu gören reklam. Abartılmakla birlikte yaşanmış bir hisler bütünlüğü ve olaylar olduğunu düşünüyorum. Çünkü sürekli internetle yaşamak hayatınızı gerçekten kolaylaştırıp değiştirebiliyor. Biliyorum bir çok kişi sitemizi mobil ziyaret edip bu durumun farkında. Ama ben farkında olmayanlar için yazıyorum.


Evet tavsiye ediyoruz. GÜNDEMİZİ KENDİNİZ BELİRLEYİN hastalığınız değil.

5 kişi bu yazıyı beğendi.
Yasal Uyarı: Doktora reçete ettirmeden ve doktordan kullanım özelliklerini öğrenmeden ilaç kullanmayınız. Bitkisel ilaçları tıbbi ilaçlarla kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Yukarıda ve bu sitede yer alan bilgiler site yöneticisinin ve ziyaretçilerin sadece şahsi tecrübeleri ve kendi fikirleridir. Bilimsel olarak ispatlanmamışlardır. Burada yer alan bilgiler hatalı, güncelliğini yitirmiş olabilir. Size uygun gelen bilgileri psikiyatristinize/ psikologunuza- doktorunuza danışmadan uygulamayınız. Okuyucularımızın bu siteden öğrendiklerinizi uygulamalarından kaynaklı ve bu sitede yer alan bilgilerden kaynaklı sorunlarda yasal sorumluluk kabul edilmez. Yazılar sadece bilgi amaçlıdır.

Comments

comments

Altın Kural 5: Takıntılardan Kurtulmak İçin” üzerine 2 yorum

    1. Uyarı için teşekkür. Bağımlılık doğru bir ifade değil. Yanlış bir şeyle yanlışın düzeltilmesi hayata katkı sağlamaz.

Bir Cevap Yazın