Bu İçeceklerden Uzak Durun! [Obsesyon, Anksiyete]

Az önce bir kez daha baktım ingilizce sitelere. Acaba bizim haberimiz olmadan birileri anksiyete bozukluklarının ve bu kapsamda obsesyonun kesin tedavisini bulmuş mu diye? Yazan cümleler aynen şöyleydi. “There is no definite treatment for this anxiety disorder” Yani ingilizce bilmeyenler için türkçesini yazayım. Anskiyete bozukluklarının kesin bir tedavisi yoktur.

Nasıl olsa elin batılısının tıp anlamında bize bir katkısı olmayacak anlaşılan. Bakarsınız yüz naklini yapan güzide doktorlarımız gibi biz de tarihe mal olmuş bu sorunu belki de sitemizde çözeriz. Ahh nerdeee o günler!!!
Burası böyle. Şimdi gelelim biz bugünkü gündemimize. Biz anksiyete bozukluğu grubundan (obsesifler, anksiyetesi olanlar, fobikler, post travmatikler, panik ataklar) olan anksiyete- obsesyon hastalarının uzak durması gereken bazı içecekler vardır. Bunlar bizim krizimizi tetikler. Bu bilim çevreleri tarafından kabul edilen ve bilinen bir şeydir. Yani benim kendi tecrübem değil.

Nedir bu içecekler? Tabii ki en ön sırada kola geliyor. Tıp çevreleri ısrarla söylüyor içmeyin şu illeti diye. İçine ne kattıkları belli değil diye vs. Evet. Kola içmiyoruz. Niye? Çünkü bir bardak kolanın içinde bir avuç kesme şeker değerinde şeker var diye. Biliyorsunuz ki bir altın kuralımız şekerli yiyecekler üzerine. Artı uyarıcı maddeler var içinde. Zannedersem kafeindi. Kafein ise bizim için beynimizin ve dahi beyinimizde bulunan bütün mekanizmalarımızın uyarılması anlamına geliyor. Yani takıntılarımızın yani kriz merkezlerimizin. Sinir sistemimizin vs.

Diğer içecekler ise, kahve ve çay. Bunlarda da kafein ve tein isimli uyarıcı maddeler var. Kola kadar zararlı olmasalar da bunlarda aynı hassas noktaya çalısıyorlar.

Sonra, nescafe, capuccino, sıcak çikolata, ekspresso ve binimum kahve türevleri. Bunlarda da şeker veya kafein var.
Enerji içecekleri ise diğer bir madde başlığı. Enerji içecekleri bir hasta olarak içebileceğiniz en berbat şeyler. Bir şise enerji içeceği bir şişe kriz demek. Çünkü içinde uyarıcı madde ve yüksek kolorinin babası var.
Katkı maddeleri cabası.

Bunlardan başka her türlü, asitli içecek bize zararlı. Yani gazoz, malt içecekler gibi içecekler. Bunlar da kola ile aynı özellikleri taşıyorlar.

Ha bir de unutmadan alkolü de ekleyelim. Çünkü sinir sistemi tahribatında alkolün tesirini bilmeyen yoktur. Obsesyonu ve anksiyeteyi alımdan sonra artırdığı da tecrübe edilen şeyler arasındadır.

Bu listeyi uzatabileceğimizi tahmin ediyorsunuzdur. Genel mantığı anladığınızı farz ederek şunu belirtmek istiyorum. Bu kadar kural var bu sitede yayımlanan hepsine uyuyoruz ama takıntılarımız yine oluyor diyenler olduğunu tahmin ediyorum. Kimse demedi Allah var okuyucularımızın medeniyet seviyesi ve kalitesi beni çok olumlu yönde etkiliyor.

Evet onlara şunu söylemek isterim morallerini bozmasınlar ve bu kuralları uygulamadıklarında başlarına gelecek anksiyete- obsesyon ve kompülsiyonların çok daha vahim ve acı verici olacağını bilmelerini isterim. Sonuçta takıntı var takıntı var. Can yakanı, yatağa düşüreni var zihni arka planda oyalayanı var değil mi? Yazının girişinde de belirttik harıl harıl “Hayatımızın ortasına oturan bu dertten bizi kurtaracak reçeteyi bulmak için” çalışıyoruz diye.

Ne içmemiz gerektiğine bir başka yazıda değineceğimi belirterek beni bekleyen antiobsesif ilacımın en düşük dozundan almak maksadıyla aranızdan ayrılacağımı belirtmek istiyorum. Başınızı ağrıttığım için kusurumuza bakmayın. Çekmiz olduğunuz acıları paylaşan bir çok insan var ve bu site bu güzide hassas insanların buluşma mekanı.

Bunu istatistiklerimizden takip ediyorum. Yazıların altına yazılan yorumlardan ve atılan maillerden ilaveten takip ediyorum. Yanlız olmadığınızı bilin ve şu karanlık geceniz aydınlansın, yıldızlar size göz kırpsın tebessüm ederek, yağmur varsa semalarınızda camınıza tıklayıp size selam versin. Kar yağıyorsa en güzel savruluşlarını ve serpilişlerini sizin için yapsın. Güneş varsa ısıtsın, ışıtsın odanızı. Çocuklarınıza ve ailenize bir güzel selam olsun hayat şu dakikada.
Tüm sevgili okurlarımıza iyi akşamlar efendim.

Yasal Uyarı: Doktora reçete ettirmeden ve doktordan kullanım özelliklerini öğrenmeden ilaç kullanmayınız. Bitkisel ilaçları tıbbi ilaçlarla kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Yukarıda ve bu sitede yer alan bilgiler site yöneticisinin ve ziyaretçilerin sadece şahsi tecrübeleri ve kendi fikirleridir. Bilimsel olarak ispatlanmamışlardır. Burada yer alan bilgiler hatalı, güncelliğini yitirmiş olabilir. Size uygun gelen bilgileri psikiyatristinize/ psikologunuza- doktorunuza danışmadan uygulamayınız. Okuyucularımızın bu siteden öğrendiklerinizi uygulamalarından kaynaklı ve bu sitede yer alan bilgilerden kaynaklı sorunlarda yasal sorumluluk kabul edilmez. Yazılar sadece bilgi amaçlıdır.

Comments

comments

Bu İçeceklerden Uzak Durun! [Obsesyon, Anksiyete]” üzerine 13 yorum

  1. Yazılarınızdan istifade ediyorum, Allah razı olsun. Zararlı olmayan, yukarıda sayılanlara alternatif olabilecek ve tadı kötü olmayan çay önerileriniz var mı? Bilhassa kitap okurken bir şeyler içmek benim için önemli. Kola kullanmıyorum. Diğer asitli içecekleri ayda bir ancak içiyorum. Maden suyu kullanıyorum. Ayran uyku getiriyor. Keşke şöyle bayan ve erkek için ayr ayrı bi liste oluşturulsa, içecekler, etkileri, olası yan etkileri. Böyle bir listenin yiyecekler için de oluşturulması okb liler için gerçekten büyük hizmet olurdu. (Bayanım ve 4 yıl ilaç + terapi tedavisi aldım. Bir yıldır ilacı bıraktım) Yardımcı olursanız ya da sitede buna dair bi link varsa gönderirseniz sevirinim.

    1. Bir çok bitki var ama ayran hafif bir uyku vericidir. Buna dayanamıyorsanız okbye fayda sağlayan bitkilere hiç dayanamazsınız çünkü çok uyku veriyorlar.

  2. Bugün izlediğim bilgi yarışmasında kaldırım taşlarının ortasına basmaya dikkat ederek yürüyen,merdiven sayan birinde hangi hastalık vardır diye sorulduğunda cevap obsesyon olmuştu ve ben de bunları yaptığım için internetten araştırdım sürekli dile getirdiğim,yaptığım her şeyden oluşunca neredeyse kendimi bildim bileli bunları saçma bulsam da benim davranışım diyerek yadırgamadığım şeyler olduğunu ve bunun hastalık hem de Kişilik bozukluğu olduğunu duyunca fazlasıyla üzüldüm,ağladım. Psikiyatrime bunları dile getirmiştim ama dikkat eksikliği,konsantre olamama olduğu için ve bu sene üniversite için sınavlara gireceğim için o tedaviden başlandı. Bu hastalıktan kurtulmak ne kadar zaman alıyor ve kullanılan ilaçların etkisi nasıl uyku yapıyor mu

    1. Karolari sayan merdiven sayan bir suru insan var bence kafaya takmayin benim kanaatimce zihniniz fazla aktif ve bos durmayi sevmiyor yani her an herseyin farkinda olmak istiyor belki de bu size keskin bir öngörü özelliği kazandirir ve bu mesleginizde zirve yapmanızı saglar saglicakla kalın

  3. Tatli site yoneticisi meraba ve meraba takinti severler size minik bir cozumum var. Birincisi korkunuzun ustune gidin ikincisi korkunuzun ustune gidin ucuncusude korkunuzun ustune gidin he mi ?

  4. geçmeyecek geçmeyecek demişsiniz sürekli bu çok yanlış bir tabir anksiyete kesinlikle atlatılabilen bir hastalıktır hatta ruhsal bir hastalık bile değildir bu mücadelede bilmeniz gereken en temel şey anksiyetenin geçecek olmasıdır .

  5. teşekkür ederim tabiki abartmak asla ve asla olmaz. kaldıki Allah a şükür tatlı hariç içecek olayıyla hiç mi hiç aram yok. Size daha sonra danışmak maksadıyla bir mail bırakmak isterim.
    SAYGILARIMLA,

  6. Merak ettiğim şudur üstad: cibralex 10 mg yi 1 yıl kullandım. ara verdim. birde baktım takıntı delisi oldum.güzelim işimden çıktım.paxera verdi doktor ama iştah sıfıra indi cibralexle tekrar tedaviye başladım. cipralex çok iyi ama bende bir sorun yapıyor. bir ara yazınızda bazı kişilerde unutkanlık yaptığı için anksiyete olmayabiliriz dediniz.Kesinlikle doğru. Umarım ısrarla değiştirmediğim doktorumda bunu anlamıştır. Peki soru ne? şeker tüketmeyelimmi hiç..çay kahve içmeyelim mi hiç?veya bu hastalık gecekse sonra tüketelimmi?bunlar sanki dünya da yok diye mi yaşayalım sizce?ben orta haldenbiraz aşağıda bir hastalık derecesindeymişim öyle dendi.

    1. Bu hastalık çok büyük bir ihtimalle geçmeyecek. Eğer hastalığınızın geçmediği yıllar olmuşsa, artık geçmeyecek demek oluyor. Çay, kahve ve şekerli şeyler yiyiniz, içiniz. Bunda çok bir zarar yok. Ancak miktarı abartmayın, kontrollü olun. Çayın yanında sadece 1 şeker alın. Günde 10 bardak değil 3 bardak çay için. kahveyi günde birden fazla almayın. Sonuçta bu içecek maddeleri de hayatın içinde yer alan ve sıklıkla kullanmak zorunda kaldığımız maddeler. Bunları hayatımızdan çıkaramayız. Ama kontrollü olmaya gayret edin. Ne kadar az alırsak, sağlığımız ve obsesyonlarımız için o kadar iyi.

  7. bende bir biyokimyacı olarak bu anlattığınız konuya hakim sayılırım ama takıntılar üzerine etki yaptıklarını tahmin etmemiştim bundan sonra daha dikkatli olacağım.. çok teşekkürler…

Bir Cevap Yazın