İstemek ve Anksiyete- Takıntı

Bir sistem yedekleme hatası dolayısıyla yazıp da kaybettiğim “İstemek” konulu yazımı tekrar buldum. Uzun bir arama sonucunda olmuş olsa da emeklerimin boşa gitmediğine çok mutluyum. Haziran ayında yazıp da kaybettiğim o yazımı tekrar yayımlıyorum.

Daha yazmayı planladığım 30 kadar yazı var. Tabii siz değerli okuyucularımızdan gelecek yazı önerilerini de değerlendirmeye alacağımı buradan tekrar duyuruyorum. Ancak kuralımız şu: Yayımlanmasını istediğiniz yazı kesinlikle kopya içerik olmayacak. Tamamı veya büyük bir çoğunluğu sizin tarafınızdan kaleme alınmış olmalı. Tabii yazınızın okurlarımızı tatmin edecek derecede doyurucu olması da önemli.

İçimizden kopup önce bizi, sonra evreni şekillendiren yaratanın bize yeni bir dünya kurmak üzere azimle birlikte verdiği en güzel şeydir isteklerimiz…

İstemek bir düzenin değişiminin başlamasıdır. İstemek yeniliği getirmektir. İstemek yeni bir dünyanın kapısıdır. İstemeden önce hayal edersin. Mevcut durumdan memnun olmadığın şeyleri. Sonra bu noktada içinde bir istek doğar onu çözmek için. Belki yüzlerce kez bu isteğini her aklına geldiğinde tekrar edersin. İstekle hayalin eğlenceli bir oyunu başlar bu noktada. İkisi de birbirini teşfik eder. Ta ki isteğimizin hangi hayalle gerçekleşeceği ve isteğimizin ne kadar kuvvetli olduğu ortaya çıkana kadar.

Sonra isteklerine göre yaşamını dizayn etmeye başlarsın. Her şeyde isteklerini ve beklentilerini görürsün. Olaylardan isteklerine göre notlar çıkarır ve olayları isteklerine göre yönlendirirsin. İstersin ve ona göre davranırsın ve bir bakarsın isteklerine giden yolda parke taşları yollarına döşenmeye başlamış sen de o yolda mesafe almaya başlamışsın.

İsteğinin tutkusu, isteğinin yolunda gitmen, her nesnede isteğini görmen, onları isteğin doğrultusunda yönlendirmen, onlardan isteğine göre istifade etmen çaresiz bir değişimi getirir. Etrafındaki insanlar isteğine göre hareket etmeye, bilgi vermeye, tvdeki programlar istediğine ilişkin konulardan bahsetmeye, ağaçlardaki yapraklar isteğinle ilişkili bir şekilde yaprağını dökmeye, insanlar biribiri arasında isteğinle ilgili konuşmaya, köprüdeki dilenci isteğinle ilgili bir davranış sergilemeye, kaldırım taşları sana bir şeyler anlatmaya başlar.

İşte biz de böyle yapmadık mı? Obsesif kompulsif davranış bozukluğu ve anksiyete denilen bu dertlerden kurtulmayı gerçekten istemedik mi?

Ancak, hastalığımızın kuvveti de isteklerimizin kuvveti kadardı. Çok şaşırtıcı şekilde. Çünkü bu hastalığı yapan da biz değil miydik? Bizim isteklerimizin yanlış yönlenmesi değil miydi? Yanlış yönlenerek bizi vurması değil miydi?

İsteklerimizin boyutlarını aslında o zaman fark ettik. Bir taraftan kendimizi iyileştirmeye çalışıyor bir taraftan hasta ediyorduk. İsteklerimizin beynimizde o kimyasalla karıştığı o noktada bütün isteklerimiz aleyhimize dönüyordu. Bu noktayı fark etmemiz, isteklerimizin girdap yaparak dönüp bizi bir çıkmaza soktuğunu fark etmemiz yıllarımızı aldı. İsteklerimizi doğru yönlendirmek ve kırılma noktalarını tespit etmek çok önemliymiş meğer.

Şimdi istemenin hem negatif döngüsünü hem de doğru gücünü bilerek istemeye devam ediyorum. Çaresiz kalıp biçareliğin bütün acziyetini ruhumda hissettiğim gecelerde, yetersizlğimden işleri yapamadığım- bildiğim halde başaramadığım zamanlarda düştüğüm içler acısı hal ile istiyorum: Obsesyon ve anksiyeteden kurtulmayı diliyorum. Kendime telkin ediyorum. Beynime mesaj gönderiyorum. Yapabileceğim şeyleri belli bir plan dahilinde bu isteğimle kurguluyorum. Bu obsesyon ve anksiyete illetinin çaresini bularak hayattaki en büyük kişisel eksikliğimi giderme çabasında samimiyim. Aşama aşama bunu yapabileceğim bir yolda ilerliyorum.

Şimdi ise hep beraber buradayız. Çözüm arayışında, Türkiye’nin aktif olarak Obsesif Kompulsif Davranış Bozukluğu ve anksiyete bozukluğunun konuşulduğu bloğunda hep beraber bu işi nasıl aşabileceğimizi konuşuyoruz. Bu hepimizin gösterdiği istek ile ortaya çıkan araştırma iradesinin bir sonucu.

Bunların hepsi bir samimi istek ile dünyanın gözünde isteklerimizi görmekle başladı.

Unutmayın istek bir plana ve samimiyete dayandığı sürece karışılık bulur. Sağlıkla kalın.

Yasal Uyarı: Doktora reçete ettirmeden ve doktordan kullanım özelliklerini öğrenmeden ilaç kullanmayınız. Bitkisel ilaçları tıbbi ilaçlarla kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Yukarıda ve bu sitede yer alan bilgiler site yöneticisinin ve ziyaretçilerin sadece şahsi tecrübeleri ve kendi fikirleridir. Bilimsel olarak ispatlanmamışlardır. Burada yer alan bilgiler hatalı, güncelliğini yitirmiş olabilir. Size uygun gelen bilgileri psikiyatristinize/ psikologunuza- doktorunuza danışmadan uygulamayınız. Okuyucularımızın bu siteden öğrendiklerinizi uygulamalarından kaynaklı ve bu sitede yer alan bilgilerden kaynaklı sorunlarda yasal sorumluluk kabul edilmez. Yazılar sadece bilgi amaçlıdır.

Comments

comments

İstemek ve Anksiyete- Takıntı” üzerine 2 yorum

    1. Teşekkürler. Sizlerin moral verici yorumlarınızla daha çok araştırma ve yazma ihtiyacı hissediyoruz.

Bir Cevap Yazın