Obsesif Ünlüler ve Tanınmış Kişiler

Bugün biraz da obsesif kompulsif davranış bozukluğunun magazinsel yönüne değinmek istedim. Yalnız olmadığınızı ünlüler dünyasından anlamanız kendinize olan güveninizi artıracaktır diye düşünüyorum ayrıca.
Bir sürü insan var aslında. Ama en ünlüleri yazmakla yetindim. Hastalığını saklayabilmiş ünlüleri zaten yazamıyoruz malum. Bir çok insan gibi onlar da belki toplum önünde zayıf görünmemek için hastalıklarını saklamış olabilirler. İşte o ünlüler:

Ludwig Van Beethoven
1770 yılında dünyaya gelen Alman bestecisi. Yaşamı boyunca bir çok sağlık sorunu oldu. Bunlardan en çok bilineni Beethoven’ın 1801’de işitme problemleri çekmeye başlaması ve 1817’de tamamen sağır olmasıydı. Ancak sağır olması besteciliğini hiç etkilememiş, hatta belki de en çok bilinen 9`uncu senfoniyi sağırlık döneminde bestelemiştir. Astım sorunu da yaşayan ünlü bestecinin, bir iletişim hastalığı olan asperger bozukluğuna da sahipti. Takıntı hastalığı (Obsesif kompulsif bozukluk) ise bestecinin az bilinen hastalığıydı.

Imanuel Kant
Immanuel Kant, 1724 tarihinde doğmuş olan Alman filozofu. Kant, eleştirel felsefenin babası olarak kabul edilir. Kant ağır bir obsesif kompülsif bozukluk yaşamıştır. Düşüncelerinden dolayı hiçbir kadınla birlikteliği olmamış. Alışverişe gidiş saatleri bile hiç şaşmazmış.

Jesica Alba
Jessica Alba, tam bir hijyen hastası. Temizlik konusunda obsesif olan ünlü oyuncu, mikroplardan sevmediği için sürekli olarak antibakteriyel temizlik spreyini yanında taşıyor. Alba, bu konu hakkında şöyle diyor ‘Asla kuş tüyü yastıkta yatmam. Yanımda sürekli olarak antibakteriyel spreyimi taşırım ve onu aklınıza gelebilecek hemen her şeye sıkarım.’

David Beckham
David Beckham’ın da bir simetri takıntısı var. Etrafında her şeyin simetrik olmasına çabalayan İngiliz futbolcunun eşi Victoria; eşinin takıntısıyla ilgili olarak şunları söylüyor: ‘Etrafında olan her şeyin simetrik olmasını istiyor. Bu konuda obsesif.”

Cameron Diaz
Hollywood’un ünlü yıldızlarından Cameron Diaz’ın takıntısı ise kapı kollarına ilişkin. Ünlü oyuncu, kapı kollarına yüzlerce insanın dokunduğunu düşündüğünden, onları ellemiyor. Bu sebeple ne zaman bir yere girecek olursa kapıyı eli yerine dirseğiyle açıyor. Evini tahmin edeceğiniz üzere her zaman çok temiz tutan ve gün içinde ellerini bir çok defa yıkayan Diaz, Mikroplardan korkmadığını ama sadece başka insanların vücut salgılarına dokunmak istemediğini belirtiyor.

Ülkemize gelirsek,
Nurgül Yeşilçay
Oğlu dünyaya geldikten sonra hijyene daha da özen göstermeye başlamış. Sonradan temizlik hastalığına (onlar öyle diyor yani obsesif kompulsif bozukluğuna) yakalandı. Önceleri ciddiye almadığı bu hastalık, sonraları Yeşilçay için sorun olmaya başladı. Öyleki hastalığı dolayısıyla oynadığı film setini temizlemeye başladı. Eski eşi ile de bu konuda çok sorun yaşamış.

Diğer obsesif ünlüler ise bir kaçından bahsedersek şöyle:
< Michelangelo < Albert Einstein < Harrison Ford < Adolf Hitler < Leonardo DiCaprio < Stanley Kubrick < Donald Trump < Penelope Cruz < Rousseau < Woody Allen < Dickens < Pascal < Kierkegaard

Yasal Uyarı: Doktora reçete ettirmeden ve doktordan kullanım özelliklerini öğrenmeden ilaç kullanmayınız. Bitkisel ilaçları tıbbi ilaçlarla kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Yukarıda ve bu sitede yer alan bilgiler site yöneticisinin ve ziyaretçilerin sadece şahsi tecrübeleri ve kendi fikirleridir. Bilimsel olarak ispatlanmamışlardır. Burada yer alan bilgiler hatalı, güncelliğini yitirmiş olabilir. Size uygun gelen bilgileri psikiyatristinize/ psikologunuza- doktorunuza danışmadan uygulamayınız. Okuyucularımızın bu siteden öğrendiklerinizi uygulamalarından kaynaklı ve bu sitede yer alan bilgilerden kaynaklı sorunlarda yasal sorumluluk kabul edilmez. Yazılar sadece bilgi amaçlıdır.

Comments

comments

Obsesif Ünlüler ve Tanınmış Kişiler” üzerine 3 yorum

  1. nasil ki düşünce geldiğinde kaygını gidermek için yaptiğin hareketler kaygı depoluyorsa iraden ve beyninle buna karsi geldiğindede mukafat olarak beynin seretorin maddesini üretmeye baslicak bide temeldeki kşilik yapinizi değiştirin olmasa en aza indirin :))

  2. ben çaresini buldum okb nin.biz sürekli zihnimize gelen düşünceleri kaygımızı gidermek için onlara izin veriyoruz.bundan dolayı beyin sürekli kaygı kimyasalını üretti çnkü hep aklımıza takılanların dediğini yaptik aklına o düşünceler geldiğinde onlara karşi iki direnme yolu var biz hep yanlışını seçtik.düşünce geldiğinde pskyatrstler diyorki yapmayin mesela elinin pis olduhunu düşünen okb liye elini yıkama diyor hata burda işte aklına düşünce geldiğinde kendi iradenle o düşünceyi yapmıyorum ve düşünmüyorum seni diye söyleceksin kendi beynine o zaman beynin kaygı kımyasalı yerine seretorın kımyasalını uretmeye başlıyacak ve zamanla kendi iradene sahip çıktıhını beyin öğrenecek bide düşünce yapimizi temelden değiştrmek zorundayız ki beynımızı zorlayamalım.temelimizde mukemmelyetçilik var hersey simetrik olsun bana hiç zarar gelmesin ,herşey en iyisi olsun bana hiçhastalık musallat olmasin bunları beynimize söylediğimiz zaman beynimizde otomatik olarak en ufak şeyleri tehlike alarmı olarak sezer.buda kaygıya yani serotorının deşarjına sebep olur.şunu kendinize söyleyin eğer simetrik en mükemmel şey olsaydı ALLAH dunyayı geoit şeklinde yaratmazdı ben sunu düşünüyorum okb bence şehirleşmeyle beraber hortladı çünkü eskiden heryer beton düz simetri değildi şehirleşmeyle beraber bilinça altina iki dünya yerleşiyor bir doğa ikincisi metrepoller :))) anladiniz artik

  3. Arkadaşlar takıntılardan en iyi kurtulma yöntemi her daim arkadaşlarınızla beraber olmak beraber zaman geçirmek ve sosyal olmak bu hastalığa çok çok iyi geliyor.

Bir Cevap Yazın