Magnezyumun Fayda- Zarar- Etki ve Yanetkileri: Anksiyete ve Magnezyum

Uzun süredir sitemizde yazı yayımlamamın en önemli sebebi, yapmaya devam ettiğim denemelerim sonucunda sizinle paylaşmaya değer gerçekten işe yaradığını düşündüğüm bir şey bulamamamdır.

İşte son denediğim birkaç ürünün içinde yer alan magnezyum. Büyük ümitlerle bazı kaynaklarda magnezyumun faydaları hakkında şunları öğrendim:

Magnezyum sinir sistemi sorunlarıyla mücadelede önemli bir mineral olarak bilinmektedir. Antistres minerali olarak da tanınmaktadır.

Enzimlerin düzenlemesi ve kandaki şekerin enerjiye dönüştürülmesini sağlar.

C vitamini, sodyum, potasyum, kalsiyum ve fosfor gibi vitamin ve minerallerin vücut tarafından etkin olarak değerlendirilmesini sağlar.

Cildi, saçı ve tırnakları güzelleştirir.

Sinir sistemine, vücut sıcaklığının korunmasına, kemik ve diş gelişimine faydalıdır.

Astım ve alerjik nezleye de faydalıdır. Adet dönemi öncesinde alınması adet ağrılarını azaltır.

Kramplara karşı etkilidir.

Magnezyumun eksik olması kalp, böbrek, beyin ve karaciğer sorunlarına yol açarak halsizlik, iştahsızlık, huzursuzluk ve uyku bozukluları, dalgınlık, hafıza zayıflığı, öğrenme güçlüğü, böbrek yetmezliği, kalp çarpıntısı, kramp gibi hastalık ve sıkıntılara sebebiyet verebilmektedir.

Magnezyum Zararları ve Yan etkileri ise:
Vücut normalden fazla alınan magnezyumu vücuttan atılır. fakat kalsiyum eksikliği magnezyum fazlalığının oluşmasına neden olabilir. Magnezyum fazlalığı bitkinlik, böbrek, sindirim sistemi hastalıkları, terleme, depresyon gibi sağlık sorunlarına yol açar.

Stres, gebelik ve emzirme gibi durumlarda vücudun günlük magnezyum ihtiyacı artar. Alkol kullanımı magnezyum eksikliğine sebebiyet vermektedir. Bu yüzden, özellikle “alkol bağımlılarında” magnezyum eksikliği görülür.

Bu sebeplerle magnezyumu denemeye değer gördüm ve minimum dozlarda kapsül içeren bir magnezyum siparişi verdim. Günlük 100 mg. İle 200 mg. arasında denemelerim oldu. İşte elde ettiğim kişisel tecrübelerim.

Magnezyum anksiyetenin ve endişenin azalmasında etki eden bir mineral. Etkinliğini muhteşem bir derecede hissetmiyorsunuz ama ansiyete ve tedirginliğe etkisi var işte. Bu tespit doğru.

Ancak magnezyum kullananların belki genelinde aşağıda sayacağım etkiler olmasa da veya etki boyutu daha az olsa da ben magnezyum kullanırken günlük 100 mg. olsa bile bazı olumsuz yan etkiler hissettim. Bunlar kısaca şunlar:

Magnezyum kullanırken şakır şakır yapabildiğim 10 parmak yazma işini yapamaz oldum. Sık sık hata yapar hale geldim.

Kendime sanki yabancı bir kişiymişim gibi yaşamaya başladım. Bir bulut üstünden hayal meyal kendimi dışardan görüyormuşum gibi bir his. Yani kendimi kontrol etmekte zorlanıyor yanımda bulunan insanlarla sıklıkla çarpışabiliyordum.

Kaslarımdaki bütün gerginliğin azaldığını hissetmekle birlikte, biraz kontrolsüz kas hareketlerim oldu.

Unutkanlık, dalgınlık, konsantrasyon bozukluğu gibi geçici zihinsel işlev bozukluğu sorunlarını hissettim.

Düşünme yeteneğinde azalma oldu.

Konuşmalarımda, istediğim kelimeleri kullanamaz oldum.

Yanı başımda olan bazı olayları zaman zaman fark edemez oldum.

Magnezyum kullanırken en çok dikkatimi çeken şey hayatla olan bağımın zayıflamış olmasıydı. Yani arabamın üzerinde anahtarımı unuttum, normalde bulabileceğim bir tanıdığımın evini bulmakta zorlandım, sert bir şekilde birkaç insana çarptım, bana söylenen şeyleri anlamakta zorlandım, on parmak yazmakta zorlandım, yolda yürürken sanki bir hayali- hissemediğim bir yerde geziyormuş hissine kapıldım.

Günlük insanların magnezyum ihtiyacı internetteki kaynaklarda, 300 mg. olarak belirtilmiş. Ancak bende 100 mg. magnezyum bile bu etkileri yaptı. Bu etkiler tamamen kişisel olabilir de sizin de başınıza gelebilir. İnternette araştırdım benzer etkilerden bahseden bir yazıya rastladım. Ama sizde de kesinlikle olacak diye bir şey söz konusu değil. Sonuçta herkesin kişisel ihtiyaçları, duyarlılıkları ve etken maddelere verdiği tepkiler farklı. Belki magnezyum sizin anksiyetenizi azaltabilir bilmiyorum.

Böylelikle nihayet bir ürün analizi yazımızın daha sonuna gelmiş bulunuyoruz. Yeni ürünlerle denemelerim devam ediyor. Şu anda elimde 2 ayrı ürün daha var. Önemli bir etki ve yan etki gördüğümde mutlaka bu sitede yayımlayacağım. Şimdilik hoşçakalın.

Yasal Uyarı: Doktora reçete ettirmeden ve doktordan kullanım özelliklerini öğrenmeden ilaç kullanmayınız. Bitkisel ilaçları tıbbi ilaçlarla kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Yukarıda ve bu sitede yer alan bilgiler site yöneticisinin ve ziyaretçilerin sadece şahsi tecrübeleri ve kendi fikirleridir. Bilimsel olarak ispatlanmamışlardır. Burada yer alan bilgiler hatalı, güncelliğini yitirmiş olabilir. Size uygun gelen bilgileri psikiyatristinize/ psikologunuza- doktorunuza danışmadan uygulamayınız. Okuyucularımızın bu siteden öğrendiklerinizi uygulamalarından kaynaklı ve bu sitede yer alan bilgilerden kaynaklı sorunlarda yasal sorumluluk kabul edilmez. Yazılar sadece bilgi amaçlıdır.

Comments

comments

Magnezyumun Fayda- Zarar- Etki ve Yanetkileri: Anksiyete ve Magnezyum” üzerine 14 yorum

    1. kişilere göre değişebiliyor. bazıları böyle etkiler görmediğini söylüyor.

  1. Baris Muslunun beynine format at kitabinda neuro-format tekniginden bahsediyor deneyebilirsiniz ise yarar cinsden.Ayrica duzenli magnezyum kullanimi kayda deger faydalar sagliyor bence

  2. ya bana acil bir Ürün lazım şimdi bunu deneyeceğim ama kesin çözüm olan bir şey var mı başım ağrısa bile takıntı yapıyor uyuyamıyorum

  3. Burada belirtilmemiş fakat son yıllarda yapılan çalışmalar magnezyum eksikliği ve migren hastalığı ilişkisiyle ilgili de çok önemli bulgular ortaya koyuyor.

  4. ilginiz çok mutlu etti beni, çok teşekkürler.
    acı bibere yönelik başka bir tecrübem yok. ancak en kısa zamanda bunu tekrar deneyeceğim ve kafamdaki birkaç çelişkiyide silip daha kesin ifadelerle bir sonuca varıp buradan sizede yazabileceğim.
    Ben de yaklaşık 15 senedir ilaç kullanmadan bu hastalıkla cebelleşiyorum. ve kariyerimden eğitimimden hatta vücut sağlığımdan çok ağır kayıplar verdim. nihayet biryerlere varıyor gibiyim desem de…

    kendimce fark ettiğim ve uyguladığım küçük bir tespitim daha var ancak onuda başka bir konu başlığı altında yazarsam daha uygun olur sanırım..

    1. İşte sizin söylediklerinizi bilim insanları tespit etmişler. Ne güzel! Yani bilginiz tamamen doğru cansın bey. Bunu sizin tespitiniz de güzel bir dikkatin sonucu. Takıntıyla ilişkilendirmekde herhalde dünyada bir ilktir. Etkinliğini enine boyuna değerlendirerek iyi bir sonuca varırız inşallah.

      msn.com’dan alıntı cümlesi:

      Küçük Krizler İçin: Yeşil Biber!Dünyanız aniden paramparça olmaya başladığında acıya sarılın. Çünkü ağızdaki yanma duygusu, beyinde mutluluk duygusu veren endorfin maddesinin salgılanmasını sağlıyor. Krizle karşılaştığınızda yemeklerinize biraz acı serperek, yeşil biber yiyebilirsiniz.

      Takıntıyla mücadelede önemli bir adım atmak üzere olabiliriz. İnşallah.

  5. hatırlarsanız uzun müddet bir öneride bulunmuştum. obsesif hisler içerisinde hezeyyan geçirirken pul biber yediğiniz anda krizinizin geçtiğini iddia etmiştim. obsesyon ataklarının fiziksel acı ile anlık kesilebileceğinden bahsetmiştim. ancak hemoroid sıkıntınız olduğundan bunun kötü sonuçlandığından bahsetmiştiniz. aslında benimde kalın bağırsak ülserim var. tabiki bu tarz bağırsak hastalıkları kişinin geçirdiği obsesif ataklar yüzünden farkında olmadan yaşadığı kasılmalar sebebiyle gerçekleşiyor. kimisinde mideye de vuruyor o ayrı konu.

    Ben geçen uzun zamandan sonra bir ekleme yapmak istiyorum. Bir de şöyle deneyin lütfen;

    yeşil acı sivri biberler var. ısırdığınız anda ağzınızda şimşek çaktıran cinsten 🙂 masanızda bir adet bulundurun, sıkıntılı anınızda büyük bir ısırık atın ve çiğneyin. ancak yemenize gerek yok, tükürebilirsiniz. bu sayede acı madde vücudun dolaşım sisteminede geçmiyor. o acıyla kişi kafaya taktığı problemleri anında unutuyor.
    bu bende birçok defa işe yaradı. ancak bilinç altında tıkanıklıklara yada bastırılmış duyguların birikmesine sebep olurmu bilemiyorum.

    1. Cansın bey merhaba.
      Sizin pul biber konusunda söylediklerinizi belki otuz defa düşünmüşümdür. Neden böyle oluyor diye? Cansın beyin bahsettiği bu durum ne olabilir bu senaryo nasıl geliştirilebilir diye.

      İki üç aydır bana güçlü bir şekilde uğramayan obsesyon krizi, şiddetli-akut bir şekilde geldi. (Aromatik yağlarla uygulamalar yapıyorum zannedersem kullandığım aromatik yağ uyarıcı çıktı, krizin sebebi buydu) İsmini şimdi vermeyeceğim bir besin maddesini hırsla tükettim ve bir anda krizim bitti. En ufak bir takıntı hissetmemeye başladım. Aman Allahım bu nasıl olabilir diye düşündüm. 20 yıllık hastalığımda böyle bir şey yaşamadım ben. Hatta dün gece boyunca sizin cümlelerinizi, adına “serotonin patlaması” diye adlandırdığım bir tez ile geliştirmeye çabaladım.

      Ne tesadüftür ki siz yine aynı konuda bir yorumda bulunmuşsunuz. Lütfen tecrübelerinizi daha fazla aktarın burada işe yarar bir şey var ve daha da çıkacak çıkacak diye hissediyorum.

Bir Cevap Yazın