Antidepresan İlaçların Uyku Vermesi Sorunu [obsesif, takıntı, obsesyon, anksiyete]

Kişinin anksiyete sorununun- anksiyete- obsesyon sorunun olması zaten başlı başına bir dert. Bu dert yetmiyormuş gibi her gün aldığımız ilaçları yazdırmakla uğraşmak, veya düzenli olarak eczaneye gidip almak ona para vermek hepsi ayrı birer dertken bir de ilaçların yan etkileriyle uğraşıyoruz.

Antidepresan, anksiyolitik, antiobsesif ilaçların genel olarak en çok dert yanılan yan etkisi herhalde uyku verme sorunlarıdır.

Çünkü yaşadığınız onca sorunun yanında bir de bütün çevrenizdekilere veya kendinize “durun bakalım şimdi hayata mola zamanı” demeniz gerekmektedir. Bu da bence yan etkilerden en acı olanıdır. Sizi siz yapmaktan öteye götüren bir diğer şey. Zaten hastasınız bir de üstüne başınıza dert olan yeni bir uyku hastalığı ortaya çıkıyor. Sonuçta işinizden kaynaklı veya ailenizden kaynaklı gece devam eden sorumluluklarınız da var. Mesala bir çok kişi gibi benim de gece yeni çocuklarına- bebeklerine bakma sorumluluğunu yerine getirememe sorunum var. Dolayısıyla insanların çocuk ağladığında, hasta olduğunda, mırıldandığında gözünü dört açması lazım. Çocuğun kusması, nefes alamaması hepsi önemli birer hayati sorun. Eğer sorumluluklar aksatılırsa, dönüşü mümkün olmayan bir hata yapılmış olunabilir.

Bu gibi sebepler yüzden zaten ilacın dozajını azalttım. Ama bu sefer yine de günlük hayatım aksıyor. Neyse biz önemli değiliz. Önemli olan bebek dedik tabiki de. Gece ayakta olmayı tercih ettik.

Bütün bunlara rağmen ne kadar az dozda alırsanız alın. Bütün antidepresan, anksiyolitik ve antiobsesif ilaçların bir uyku verme sorunu var. Uyku verme belki de ilaç firmaları tarafından tedavinin bir parçası olarak görülüyor. Bilemiyorum. Ancak öyleyse bile günlük davranışımı değiştiren her şey bence bir yan etkidir.

Peki biz bu sorundan nasıl kurtulabiliriz. Şimdi onu anlatacağım. Beyinde ilacın etken maddesiyle oluşan kimyasal ortam dolayısıyla bizde bir sedasyon oluyor. Bu da bizi uyuşuk ve uykulu yapıyor.

Yıllar süren denemelerimde uyku sorunuyla mücadeleyi iki şeyle başardım. Bunlardan birincisi arı sütü, polen ve bal karışımı. Karışım ile gerçekten günlük olarak daha az uyku uyuyarak dayanabiliyorsunuz. Hatta ben cipramın aşırı uyku tesirini bile neredeyse çok az hissedecek şekilde bu çözümle sağlamıştım.

Bunun yerine polen tabletlerini de deneyebileceğinizi düşünüyorum. Ne kadar işe yaracağı konusunda söz veremem. Sağlıklı bir insanın uyuma isteğini dengeliyor ama ilaçla birlikte hiç kullanmadım. Bir de polen tabletlerinin bir dezavantajı var biraz insanda kaşıntı yapıyor. Akşamları durup durup kaşınıyorsunuz. Alerjik sorunlarınız yoksa bunun pek bir zararı yok.

Diğeri ise panax ginseng denen mucize bitki. kore veya piyasada bilinen adıyla korean panax ginsengi uyku ile mücadele konusunda gerçekten iyi. Şimdiye kadar denediğim onlarca karışım içerisinde yan etkisini hiç hissetmeyerek etkisi en çok hissettiğim bitkisel ilaç budur. Polenin faydalarını eski bir yazımda belirtmiştim. Kore ginseginin faydaları ise;

Ginsenoside Rb1 içeriği ile ögrenme yeteneğini ve hafızayı güçlendirir.
Kalp damar sistemi üzerinde olumlu etkisi vardır.
Bağışıklık sistemini güçlendirir.
Yorgunluk ve bitkinlik halini azaltır, zindelik verir.
Stresi azaltıcı ve hatta yok edici etkileri vardır.
Karaciğer sağlığını, toksik maddeleri dışarı atarak korur, hücrelerin yenilenmesini kolaylaştırır.
Kandaki şeker, lipit ve kolesterol seviyesini düşürür.
Hücre tahribatını azaltarak Radyasyon (ışın) tedavisi gören hastalar için faydalıdır.
Anemiye (kansızlık) iyi geldiği yönünde araştırmalar mevcuttur.
Erkeklerde cinsel etkisi vardır.

Diğeri ise panax ginseng denen mucize bitkiydi. Ama yukarıda da gördüğünüz üzere, yazımın bu bölümünü sildim. Çünkü sağlıklı iken uyku konusunda çok olumlu hatta en olumlu sonuçları aldığım bu bitki, ilaçlarla birlikte alındığında pek bir işe yaramadı. Size buradan benim tahüdüm her zaman doğruyu söylemek, umut simsarlığı yapmamak olduğunu hep belirtmişimdir. O yüzden bu düzeltmeyi buraya yazmak zorunda kaldım.

Son denemem arı sütü, polen ve bal karışımının oldukça işe yaradığı konusundaydı. Dolayısıyla bu yazımdan başka bir tavsiyem olamayacak. Umarım sizlere de iyi gelir. Gelmezse de buraya yorumlara yazın ki vebali üstümde kalmasın. Sonuçta herkes zar zor kazandığı üç kuruşu hastalıkla mücadele için harcıyor.

Bitkisel ilaçları yalnız başına veya bir psikiyatrik ilaçla kullanmadan mutlaka doktorunuza danışmayı unutmayın ki etkileşim yapmasınlar, mevcut rahatsızlıklarınızı tetiklemesinler. İyi akşamlar.

Yasal Uyarı: Doktora reçete ettirmeden ve doktordan kullanım özelliklerini öğrenmeden ilaç kullanmayınız. Bitkisel ilaçları tıbbi ilaçlarla kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Yukarıda ve bu sitede yer alan bilgiler site yöneticisinin ve ziyaretçilerin sadece şahsi tecrübeleri ve kendi fikirleridir. Bilimsel olarak ispatlanmamışlardır. Burada yer alan bilgiler hatalı, güncelliğini yitirmiş olabilir. Size uygun gelen bilgileri psikiyatristinize/ psikologunuza- doktorunuza danışmadan uygulamayınız. Okuyucularımızın bu siteden öğrendiklerinizi uygulamalarından kaynaklı ve bu sitede yer alan bilgilerden kaynaklı sorunlarda yasal sorumluluk kabul edilmez. Yazılar sadece bilgi amaçlıdır.

Comments

comments

Bir Cevap Yazın