Obsesif Kompulsif Bozukluğun (Obsesyon- Takıntı Hastalığı) Tedavisi/ Kurtulma

Obsesif takıntı.com sitesinde şimdiye kadar hep biz obsesif kompulsif davranış bozukluğundan kurtumak ve bu hastalığı tedavi etmek için denediğimiz tedavi yöntemleri ve kurtuluş çareleri reçeteleri üzerinde durduk. Bu yazımızda bir farklılık yaparak sizlerin denediği yöntemleri ulaştığınız olumlu sonuçları veya başarısızlıkları tek bir sayfada toplamak istedik.

Lütfen obsesyon ve kompulsiyon dertlerinden ilaveten diğer hastalıklarınızdan kurtulmak için denediğiniz yöntem ve sistemleri aşağıda yer alan yorum bölümüne yazınız. Yorumlarınız onay beklemeden doğrudan onaylanmakta isterseniz hiç bir isim hanesini de doldurmak zorunda değilsiniz.

Bildiklerinizi ve bulduklarınızı sizin gibi hasta ve çaresiz insanlardan lütfen esirgemeyin.

Yasal Uyarı: Doktora reçete ettirmeden ve doktordan kullanım özelliklerini öğrenmeden ilaç kullanmayınız. Bitkisel ilaçları tıbbi ilaçlarla kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Yukarıda ve bu sitede yer alan bilgiler site yöneticisinin ve ziyaretçilerin sadece şahsi tecrübeleri ve kendi fikirleridir. Bilimsel olarak ispatlanmamışlardır. Burada yer alan bilgiler hatalı, güncelliğini yitirmiş olabilir. Size uygun gelen bilgileri psikiyatristinize/ psikologunuza- doktorunuza danışmadan uygulamayınız. Okuyucularımızın bu siteden öğrendiklerinizi uygulamalarından kaynaklı ve bu sitede yer alan bilgilerden kaynaklı sorunlarda yasal sorumluluk kabul edilmez. Yazılar sadece bilgi amaçlıdır.

Comments

comments

Obsesif Kompulsif Bozukluğun (Obsesyon- Takıntı Hastalığı) Tedavisi/ Kurtulma” üzerine 67 yorum

  1. merhabalar
    bu siteyi yeni öğrendim sanırım benimgibi aynı sorunu taşyan binlerce insan var
    13 yaşında biri kız çocuğum var
    obsesif yıllardır ilaç kullanıyoruz bir adım öteye gidemedim evde sürekli benimle ve kardeşiyle kavga halinde takıntılarını öfkesını bu gune kadar aldığı hiç bir ilaç durdurmadı nerdeyse ergen bir genç kız onu kaybetmekten korkuyorum lütfen benimle aynı sorunu yaşayıp tedavi olmuş arkadaşlarım varsa dr ismi paylaşsınlar

    1. Neurofeedback yöntemi kaygı’yı azaltmada oldukça etkili bir yöntem. OKB’nin altında yatan şey kaygı bozukluğudur. Bunula beraber bir arkadaşım hipnoz ile takıntılarından kurtulmuştu. Gözlerini kapattığında birilerinin kafasının kesildiğini düşünüyordu sürekli. Regresyon ve hipnoz çalışması yapmıştı. Kendisi çok iyi oldu. Ayrıca ST. John’s worth denen (sarı kantaron) hap da günde 900 mg olarak kullanıldığında takıntılara iyi geliyormuş. Son olarak bulabilirseniz inositol denen bir de oldukça etikili. İlaca bir alternatif fakat 18 gr gibi yüksek dozlarda alınması gerkekiyor ve toz halini sadece yurt dışından getirtebilmek mümkün. Amazon.com sitesinde bulunabilmekte.

  2. Oncelikle merhabalar aklınıza gelmicek konuları kafama takiyorum ve kalp bölümünde müthiş sanclar yapmakta.içten içe müthiş bir daralti ve bıkkınlık hissiyati.kosantrasyon eksikligimde son zamanlarda oluşmuş durumda.kafamda asıl sonuc almam gereken konu veya durumun yerine çok daha başkaları giriyor .açıkçası beynin kimyası bozuluyor gibi hissediyorum.teşekkürler saygılarımla

  3. merhaba ben ibrahim saraçoglunun ıspanak maydonoz tere kürünü hiç denediniz mi depresyon- angsiyete- antidepresan iyi geliyormuş

    1. Hayır. Hiç duymadım. Ama maydonozun sakinleştirici etkisinden bahsedildiğini biliyorum.

  4. Sadece biraz rahatlatma yöntemlerini biliyorum. Birazda olsa hayatım rahata eriyor İnşallah bizde kurtulacağız .!

  5. ” beyindeki serotonin miktarı ne kadar artırılırsa artırılsın, ruh denilen varlığı kabul etmeyip, onun ihtiyaçlarına tatmin edici gıdayı vermezseniz o ruh, bu ihtiyacı kendine ait bedeninden öç alır gibi acısını çıkartacaktır. ”
    gerçekten çok güzel bir ifade olmuş.
    doktorun yaşam öyküsüylede ayrıca ilgilenicem.
    Teşekkürler Turkuaz…

    1. ayrı yorumun nerden yapıldığını göremediğim için burdan yazıyorum.
      Pharmaton ginsengli multivitamin çok iyi geliyo her sabah kahvaltıdan sonra bir adet yutacaksınız. cinsel isteği biraz arttırıyo ama bunu önemsemeyin artık. tamamen iyileştiriyo. bu ilacı bir aydan fazla kullanmayın yoksa karaciğere zarar verir. ama bırakın bir ayı 2-3 günde sorunu çözüyo. diğer multivitaminleri de kullanabilirsiniz. zaten bu psikolojik sorunlar ya fazla sebze meyve yemeyip bütün vitaminleri almadığınızdan ya da az su içmenizden olur bunlara dikkat edin. Ayrıca her akşam 1 saat koşmak da çok iyi gelir.

  6. Arzu Hanım,
    Okuduğunuz yazıyı bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz. Hem o yazının hem de yazıyı yazan doktorun yaşam öyküsünün okunmasını ben de tavsiye ediyorum.
    Okuduklarımdan alıntı yapayım:

    ” OKB hastalığı psikiyatri tarafından çözümlenememiş ve anlaşılamamış, hastalıkların başında gelmektedir. Bu hastalığın psikopatolojisi veya nörofizyolojisi açısından insanların söyleyebildiği net, en ufak bir bilgi yoktur. Kuram anlamında, bir yere oturtmaları zaten mümkün değildir.”

    “Bu hastalığı ele almamızdaki asıl sebep; duygu durum ile düşünce alanının OKB hastalarında, tam anlamı ile ayrışmasıdır…”

    ” OKB hastalığında beyin manyetik yazılımı çok düzgün ve fazladır. Buna karşın kalbin yazılımında ciddi hatalar mevcuttur. Dolayısıyla yaşamı egemen kılan düşünce sistemi, duygusal zekaya sahip olamadığı için yönelimde hata ve kararsızlıklar yaşamaktadır.”

    “İlaç kullanımı ile insanların bilgisayarlarda olduğu gibi işlem kapasitesi düşürülerek tedavi edilmesi amaçlanır. Ancak bu yöntem çok yanlış bir yöntemdir. Hastalar bunu “Düşüncelerim değişmedi. Ancak ben ruhsal açıdan rahatım..” seklinde ifade ederler. Hastalardan rahat olduğu bu dönemde, sevdiği, beğendiği işleri yapması istenerek kısır döngüden çıkması istenir.”

    ” OKB hastalığında asıl yapılması gerekli olan şey tedavi açısından duygu durum ile düşünce alanında bulunan dengeyi, duygusal alan lehine çevirebilmektir.
    Hangi psikiyatri ekolü bu sevgi ile oluşup büyüyen duygu durumunu büyütüp, hadiseyi olumlu yönde hastanın lehine çevirebilir?… Adam ruhun varlığını kabul etmiyor!.. ”

    “Yazıyı yazan doktor; psikiyatri’nin Ruh Hekimliği olmasına rağmen, ruhun varlığını kabul etmeyen ya da inanmayan Psikiyatristlerin, hastalarına tedavi uygulamak yerine zarar verebileceği görüşündedir. Çünkü bilinmektedir ki: insan bedeni bir makine değildir. Yaşatan ruhu vardır. Duygusu ve sevgisi vardır.”

    “Beyindeki serotonin miktarı ne kadar artırılırsa artırılsın, ruh denilen varlığı kabul etmeyip, onun ihtiyaçlarına tatmin edici gıdayı vermezseniz o ruh, bu ihtiyacı kendine ait bedeninden öç alır gibi acısını çıkaracaktır.”

    Yazıyı kaynağından, tamamıyla okumanızı tavsiye ediyorum…
    Tekrar teşekkürler Arzu Hanım.

    1. Sıradışı güzel bir yorum olmuş. Ruh meselesi modern psikiyatrinin belki en yetersiz kaldığı konu. Çok materyalist bakınca, eksik bir şeyler kalıyor haliyle. Beden- beyin- psikoloji ve biyokimyaya ilaveten Ruh, nefs, insani ve hayvani nefs, gönül-kalp, aura bunlar da bilimsel olarak tanımlanamadıkları için çözüm sürecine dahil edilemeyen önemli öğeler. Mevcut tanımlamalarda çok eksiklikler var çok.

  7. merhaba,
    bu yazıyı sizinlede paylaşmak istedim. ”OKB hastalığında düşüncelerin bu derece egemen olması ve kişinin ruhsal yapısını ele geçirmesi söz konusudur. Şizofrenide de aynı durumun bir diğer versiyonu vardır. Düşüncelerin egemen olmasının sebebi, kişinin zeka fonksiyonlarının normalin üstünde bir kapasitede olmasından kaynaklanır. Onun için hastalık öncesinde şizofrenlerin ve OKB nin zeka kapasiteleri çok yüksek olarak gözlemlenir. Hasta yakınları genelde bu durumun farkına vardıklarında, “..bizim çocuğumuz çok zekiydi. Bir anda nasıl bu hale geldi?..” şeklinde şaşkınlıklarını dile getirirler. Zeka kapasitesi aşırı düşük olan oligofrenide ise yalnızlaşma olayı, çevresinde iletişim kurabilecek insan bulamamaktan kaynaklanır. ”

    http://www.manyetikdunyamiz.com/okb.htm

    bu yazıya göre biz okb hastaları olarak çaresiz kaldığımız düşünceler zeki olmamızdan kaynaklanıyor yani öyle mi ? sizler ne düşünüyorsunuz ?

    1. Zeki olmak kişisel bir mevzu. Öyle olsaydı her zeki insanda OKB olurdu. Onu ayrı bir yere oturtun. Yillardır bu konuda gözlem ve deneyler yapıp notlar alıyorum ve de kişisel gelişim uzmanlarının önerilerini de takip ederek sonuçlar elde ediyorum. OKB si olanların pek çoğu Analitik bir kişiliğe sahip kişiler, ve bu kişiler çok hızlı düşünen, beyin motoru fazla çalışan 😀 kişilerdir. Bu bir bozukluktur, kalıtsal yönü fazladır. Yani kalıtsal olarak yatkınlık vardır. Bu bir yapı sorunudur ayrıca..Kökten çözmek mümkün olamamaktadır. Ancak bazı yöntemlerle hafifletilebilir….Bunların başında fazla sorgulayıcı olmamak gelmektedir. Sorgulama kapasitenizi daha yaratıcı ve üretken alanlara yöneltiniz..Örneğin bilimsel konular, matematik öğrenme, şiir ve hikaye yazma gibi…

    2. Diğer önemli bir bilgiyi de vermeden geçemeyeceğim. Bu gibi, OKB ya da Kaygı bozukluklarının daha çok Ergenlik dönemlerinde ortaya çıkışı da dikkat çekicidir..Bu dönemde Ebeveyn tutumları ve aile ortamı da önem kazanmaktadır

  8. ‘kişinin mantıksız olduğunu bildiği halde zihninden atamadığı fikir ‘ olarak tanımlamış. ben artık mantıksız olduğunu bildiğim düşüncelerime mantıklı açıklamalar getirmeye çalışıp sonra ikisinede inanmayıp teslim olma aşamasındayım…

  9. Merhabalar,

    Biraz önce bir sitede obs. ile ilgili uzun bir aradan sonra tanımlama şeklinde bir açıklama okudum..aklıma şu geldi: benim doktora gitme yani 2yıl önce psikiyatra tanışma sebebim geceleri kaygı umutsuzluk heyecansızlık endişe idi…sonra bu cipralex ile gayet müthiş düzeldi…bir nevi hisedemeyen adam oldum..eyvallah..1 yıl sonra azar azar bıraktım..lakin bu kez benin ankisiyete halt etmiş başka bişeyin bana musallat olduğunu hiseder oldum.işte bu yüzden değerli yöneticimizin bu sitesinde arada yazılar msjlar yani yazdım fikirler belirttim. lakin demin aklıma düştü: yahu ben ilk şikayet larak obs. ile gitmedim doktora..o hani malum istenmeyen takıntılar, kontrol takıntıları, düşünce takıntıları, cinsel takıntılar, temizlik takıntısı vb bende sadece dolabımı düzeltirken illaha kazakların vitinlerdeki gibi katlıolması işlevi , ve çok azcık temşz olma durumundan baska bir halt yoktu hayatımda…cok tanıdığım kişiler vardı ben onların yanında damla bile olamazdım…hem temizlik imandandır diye temizdim..haaa o gardrob olayındaki kazaklarımın düzenli olayına değinmeyem..ona bsey demem..gel gelelim tum bunlar bıle bende aklıma bı anlam ıfade etmeyen namaz kılarken yururken iş yaparken özetle sabıt bırseyle ılgılenmedgımde cıkan dusunlerımın sapkınlığıyla orantılı degıl…demın asagıdan eve gelıyorum ya kafamda anıden oglum düşünme dedgım bısey pat dye tekrar gelıyo..ya bırınıe takmısım zamanında onla ıglılı yada bı olay surec vs…ıyıde kardesım dyorum ben ankısıyetden cıbralex ıle ılk terapımde kurtulmustum..bu aptal dusunler yada sacma dusunce kirliliği yoktuç…eyvallah bıraktım ben ılacı tekrar basladım ama ankısıyete bı sekılde masallah olmuyo…o berbat bsey ok…ama sımdı ben anskısıyete ve obs. hastasımıyım onu bılmıyorum..yada bu sıtede de yaza yaamı hasta oldum:)))güldüğüme bakmayın iğrenc yazıyorum sinirden hemde…nedir olay anlamadım…size bır sıteden bı alıntı yapayım:..

    http://www.aktuelpsikoloji.com/haber.php?haber_id=6052
    …………………
    Psikiyatri Uzmanı Dr. Oğuz Tan, takıntı hastalığını, “Kişinin mantıksız olduğunu bildiği halde zihninden atamadığı fikir” olarak tanımlıyor. Bir düşünce hastalığı olarak ifade ettiği takıntının hastalık olarak tanımlanması için, düşüncelerin zihne gelip uzun süre meşgul etmesi, kişiyi rahatsız eder konuma gelmesi, kişi o fikri kafasından kovmaya çalıştıkça daha çok gelip aylarca, hatta yıllarca devam etmesi şeklinde seyretmesi gerektiğini belirtiyor.

    Dr. Tan, takıntıları görülme sıklıklarına göre şöyle sıralıyor:

    Temizlik takıntısı

    Temizlik takıntılı kişiler bıkmadan usanmadan yıkanmak, ellerini ya da ayaklarını yıkamak isterler. Bir yerlerden üzerlerine pis bir şeylerin sıçradığını ya da başka bir yerden başkasına sıçramış olan bir şeyin dolaylı olarak kendilerine de ulaştığını düşünerek, tam olarak temizlendiklerine inanmayıp sürekli temizlenmek isterler. Bu temizlenmeler, birkaç dakikalık el yıkamalar şeklinde değil, saatlerini alacak şekilde suyla temas etme biçiminde gerçekleşebilir. Temizlik takıntılılar, çantalarında sürekli kolonya, ıslak mendil taşırlar. Kapı kollarını tutmak istemezler, peçete kullanırlar.

    Düzen ve simetri takıntısı

    Bu takıntıya sahip olan kişilere her şey eğri duruyormuş gibi gelir. Sürekli masa üstünü, dolapları düzenlemek isterler. Dolaptan bir gömlek alıp giymesi bir saati bulan, çünkü gömleği oradan alırken düzeni bozmak istemeyen hastaların sayısı çok fazladır.

    Şüphe ve kontrol takıntısı

    Kapıyı, ocağı, pencereyi kapatıp kapatmadıklarına, ütünün fişini çekip çekmediklerine bakarak hayatları kontrollerle geçen takıntılı kişiler, bazen hiç evden çıkamaz hale gelebilirler.

    Dini takını

    Bu takıntıya sahip kişiler, aslında inançlı ve dindar oldukları halde akıllarına dinle ilgili aykırı düşünceler gelir. Allah var mı yok mu gibi sorular, etmedikleri halde kutsal şeylere küfür etmek akıllarına gelir ve bundan çok rahatsız olurlar.

    Büyüsel takıntı

    Kapıyı açarken aklına babasının öleceği gelen, o nedenle babasının ölebileceğini düşünen, bu yüzden kapıdan bir daha girmek isteyip bu hareketi sürekli tekrarlayan bir kişi, büyüsel takıntılıdır. Ya da kişi elektrik düğmesine basarken aklına çocuğunun kaza geçireceği gelince düğmeyi açıp kapama ile saatlerini geçirebilir. Takıntılı kişilerin hayatı tekrarlarla geçer.

    Saldırganlık takıntısı

    Kişi asla saldırgan duygular taşımadığı halde, birini arabasıyla ezeceği, yemek yerken sofradaki bir aile üyesini bıçak saplayıp öldüreceği ya da yeğenini camdan atacağı gibi düşüncelerle meşgulse takıntılıdır. Asla yapmayacağı halde bu düşünceleri aklından atamaz.

    yukarıdakı eylemlerın hıcbırı bende yok e yani obs degılmıyımozaman .yok çünkü…

    bu siteyi tamamen okumalı…

  10. üç seans emdr yaptırdım lakin bir işe yaramadı. çok da umutluydum. neurofeedback in tam bi safsata olduğunu duydum. hipnoz düşünüyorum gerçi iyileştirmez beni biliyorum lakin belki bazı şeylerin açığa çıkmasını sağlar.

    1. Resmi sitesini inceledim. İlgi çekici. Ama doğrudan okbden bahsetmiyor. Daha çok davranış düzeltme ile ilgili bir şey. Okb ile ilgili iddiaları yok. Pek işe yarayacağını sanmıyorum.

  11. ayrıca bı konuda şudur aklıma takılan.. bu serotonın aldıkca ob. tedavımı olur yoksa beyın uyusur bı gun kendı ısteyınce mı bıter bu hastalık..benımkı hafıf derecede..ama nereden basladı neden oldu kaynagı ne demıyorum vardır bı sebeb…neden benım beynımde serotonın bttı de ablamda amcamda dayımda alide velide var bu ılgınc merak edılen bıkonu..

  12. ve bişey daha…ben ve siz ve biçok insan serotonın alıyor okb..neden…ozellıkle dyelım okb. ıcın…e pekıneden cıktı bu bızde..yanı 3 yıl once vardıda mesela ben yenı 1 yıl once neden tanıstım….en önemlısı serotonın antıdep. tedavı mı eder yoksa ıste oyle bı uyuştururu beynı ve bıgun okb. ne zaman ısterse o zaman mı gder sızce?

    1. Muhtemelen azalacak ama azalmakla birlikte gitmeme ihtimali de var. Yaşadığımız psikolojik algıların hormonal salgı dengesini bozması sonuçunda vücudumuzda şu anda öğrenilmiş bir çaresizlik, öğrenilmiş bir hormonal hatalı salınım var. Ve bunun düzeltimi tam olarak yok. İşi sadece serotonine yükleyemeyiz ama serotoninin üretimi azaldı. Beynimizin dengesinin bozulmasından dolayı. Depresyon ilacı sadece serotoninin geri emilimini engelliyor diye biliyorum. Yani üretimi sağlamıyor. Olan kaynaklar ise, bize yetmiyor ve yetmeyecek.

    2. Her iki yorum ve cevab için teşekkürler.. Tüyler diken oldu siz şakası bile olmaz deyince…Akik taşı aldım o taşı bahçeden bulup geri vererk. Boyutu ise iki adet 1 tl yi yan yana koyun capı boyu eni o kadar ediyo..Gögüs arasının 7 cm. altına gelcek şekilde ki büyük ama olsun içinde kaldı zaten.Taktım yıkadıkdan sonra…nedersiniz uygunmu?

      Omega 3 olayı için anladım sizi…2 gunde bir alıcam.

      B12 depresyona iyi geliyor ama bu depresyon süreci tabi ob ve ankisiyerte de balık hapık hapının yaptıpı gibi acaba takıntı hafıza denklemine sorun yasatırmı bakıcam…

      Yanı alırsak yukseltıyor almasak eksık kalıyor vay anam var..hergun dahada çok ögrenır olduk…

      diğer konu bu işin bitmeyeceği, sokakda depresyona ankisiyeteye pb. maruz kalmamaıs biri gibi olamayacağız ve engelleme oalcak ancak üretim olmayacak anladığım kadarıyla…böyle bi yara ile yasıycaz kanımca anlasıldı …neyse napalım..sınav der otururus..belkı bızım ıcın bu hayırlı..bıze otokontrol veriri geçici baki olmayan hayatımızda kimbilir..

      bugün özet olarak sizle sohbet ederken anlattığım şeylerden yola çıkarsak akik olayına girdik ok…balık hapı ob. ilerletebilir malesef…ankisiyeteye uygun..sizce ek olarak ne kullanmalı yada içmeliyiz…

  13. genelde pıskolıjık gerılım tarzı fılmlerde basrol oyuncusu fılmın sonunda beynınden asagı kanlar dokulmus gıbı aslında en basında aradıgı seyın kendınden kaynaklandıgını anlıyodu . bı sabah uyandıgımda acaba bunlar bı oyun mu yoksa bu kahramanı ben mı yarattım ıkılemıyle uyancam yada bılemıyorum gercek neyse onla yuzlesecekmısım gıbı umudum var . leonardonun bı fılmı vardı ıyılesebılmesı ıcın butun uydurdugu halusulasyonları gercekten yaptılar ve o gercekten ne oldugunu kabullendı fılmn sonunda . bız takıntılarımızla yuzlesemıyorus cunku cok agır gelıyo bende bunu denemeye cok kalktım ama malesef fılmlerdekı gıbı kolay olamıyor ama en etkılı kurtulma yontemı bu sanırım .yanılıyorsam uyarın ama sahsı fıkrım bu korkularla yuzlesırken aslında onlardan zevk alacagımız yada aslında gercekten bunları hayal eden bız mıyız suphesı … tek sebep bu . kendımı defalarca denedım cevapladım emınım . ama buda oyunun bı parcası ıste suphe …

  14. benım rahatsızlıgım ve kafama bişey takıldıgında kafamı yiyip bitiriyo kendımı engelleyemıyrum hep onu düşünüyorum yanı kafama takılanı kurtulmak istiyorum ama nasıl olacagını bilmıyorum 🙁

  15. ben de okb hastasıyım hastasıyım dıyorum çunkı bunu hastalık gıbı grıp gıbı goruyorum bunu yenen varmı okb hastası olduktan sonra bende tatlıya çok yoğun bır duskunluk basladı sebebı okb mı acaba

    1. Hayır ama sebebi kullandığınız ilaçlar olabilir. Veya tam tersi şekerli besinler ile ilgili yazımızda anlattığımız gibi okbnin sebebi tatlı yemeniz olabilir.

  16. Trust&Happiness diye bir sprey çıkmış. Bunu kullanan deneyen var mı? İddialarına göre, aile içi geçimsizlik- şiddet, eşler arasındaki kavgalara, huzursuzluğa, evlilik sorunlarına iyi geliyormuş. Ayrıca anksiyete, endişe, stres, kaygı, gerginlik, depresyon gibi durumlarda da kullanıldığında anlık- hemen rahatlama sağlıyormuş. Bu burun spreyini deneyip etkisini- faydasını gören arkadaş varsa ve işe yaramadığını tespit eden arkadaş varsa buraya yazabilir mi?

    1. Sorunuza bir yazı ile cevaplamaya karar verdim. Lütfen trust&happiness konulu yazımızı okuyun.

  17. EMF Balancing Technique’yi duymuştum da,çok da meşhurdur,bu EFT’yi ilk kez duyuyorum.Bunlar tahmin ettiğiniz üzere yardımcı terapilerdir.Doktorum,davranışçı-bilişsel terapilerin OKB tedavisinden çok önemli bir yeri olduğunu söylerdi fakat bana hiç nasip olmadı terapi almak.

    1. Bana çok nasip oldu. Ama bu çok uzun ve zahmetli bir süreç. Öyle ki bir seferinde doktorumun hastanesi değişti yerine yenisini bulamadılar. Bir seferinde benim görev yerim değişti. Bir seferinde doktorum baştan savdı. Başka seferler de vardı ama onlar da terapiyi iki araya bir dereye sıkıştırmak zorunda kaldılar. Daha hatırlayamadıklarım da var. Ve hepsinde de doktorları ilaçların benim bünyemi çok sarstığına, yan etkilerine dayanamadığıma, bünyemin çok hassas olduğuna dair ikna etmekte zorlandım. Bazıları verdiğim paranın hatırına dinliyormuş gibi yaptılar. Bazılarını zar zor kazandığım ve onlara tonla verdiğim paralarım daha çok ilgilendiriyordu. Bazı hastalarla iletişime geçemeyen ve onlara inanarak dinlemeyen doktorlardan dolayı belki de kendi başıma çareler arar duruma düştüm.

  18. Merhabalar,
    herkese iyi bayramlar dilerim. Yakın bir zaman öncesinden itibaren bazı alternatif denemelerim olmuştu ve elde ettiğim sonuçları burada sizlerle paylaşmak isterim.

    Solgar 5-HTP,GNC Natra SL ve Solgar Balance Rhodiola gibi bitkisel destekler ile akik taşını deneme fırsatı bulmuştum.5-HTP yi kullandığım SSRI ile etkileşmesi ve çok ciddi yan etkiler yaratması neticesinde üçüncü gününde bırakmak durumunda kaldım ve onun hakkında birşey diyebilmem pek mümkün değil,isabetli de olmaz zaten.Sanırım onu, ilaç kullanmayı bıraktığım bir dönemde tekrar denemeliyim.GNC Natra Sl e gelince,bünyesinde Kedi Otu(valerian),Çarkıfelek bitkisi(passiflora),Melissa gibi bitkisel bileşenler ihtiva eden bir besin desteği.İyi geldi gibi ama herkesin uykusunu getiren bu meret benim uykumu kaçırmayı başarmıştı,sanırım terslik bende çünkü herkesin uykusunu getiren alkol de benim uykumu kaçırır:) Balance Rhodiola Complex e gelince tam anlamıyla bir stimülan ve bu misyonunu çok iyi gerçekleştiriyor.Muazzam bir dinçlik ve konsantrasyon veriyor,zaten bu amaç doğrultusunda kullanılıyor ve ben de buna ihtiyaç duyduğumda almıştım.Fakat her uyarıcı(stimülan) da olduğu gibi OKB’yi ve tikleri alevlendirme potansiyeli var.Akik taşına gelince, onu site yöneticisi arkadaşımızın değerli tavsiyelerini okuduktan sonra aldım(5-HTP yi de öyle öğrenmiştim) sanırım içlerinde en iyi gelen de o idi.Gerçekten etkili oldu akik taşı.Yalnız, ben hem yeşil akik almıştım hem de kırmızı ve ikisini aynı anda kullandım hep acaba hangisi iyi geldi,ona göre bilekliğini de alacam:) Bi müddet ayrı ayrı kullanıp bunu tesbit etmem lazım,sanırım ki tavsiye edilenin de o olduğu üzere kırmızı akiktir..

    1. Bu çok iddialı bir söylem bence. Yöntemi deneyen arkadaşların yorumlarını bekliyoruz.

  19. ben farkli bir yontem buldum ve ise yaradi. bana sikinti veren ve yapmak istemedigim ama yaptigin seylerinin once kokune indim ve yapmazsam ne olur diye merak ettim. mesela surekli ocak acik mi kapattim mi diye kontrol ederken birgun ocakla isim bittiginde ocai kapatip seslli bir sekilde kapattim dedim ve kulaklarim duydu. sonrasinda her endiselendigimde duydum kapattim dedim kendi kendime ve kontrol etmedim. kapatmamaissamda ne olacaksa olsun dedim ve duzeldi.

    1. Bu yöntem işe yarayacak bir yöntemdir. Özellikle belirttiğiniz türdeki obsesyonlarda.

  20. Konuyla ilgili bi dünya şey yazdım, ‘gönder’ dedim ve benden parola ile giriş yapmamı isteyince hepsi uçtu gitti 🙁

    Herneyse,özetle tekrar yazacak olursam:

    Tedaviye dirençli OKB’de cerrahi uygulamalar(Psikoşirürji) uzman her hekimin bilebileceği ve literatüre yerleşmiş olan OKB tedavi algoritmalarında son halkayı teşkil eden uygulamalardır.OKB’de her daim son çare olarak görülür ve uygulanmasına hastanın tüm tedavi geçmişi iyice irdelendikten sonra heyetçe karar verilir.En az 5 yıl ilaç tedavisi(bu ilaçlardan biri Klomipramin olmak zorundadır,tedaviye dirençten net olarak bahsededilmek için) alıp fayda görememiş hastalara,EKT uygulaması da denendikten sonra gündeme gelebilir genellikle.Bu tedavi uygulamasının geldiği nokta,başarı oranı ve oluşabilecek yan etkiler-riskler konusu bilim camiasında bile tartışma konusu iken,bir hasta olarak bu konuda kalkıp benim duyduklarımı paylaşmam ve yanlış bilgilendirme yapmam doğru olmaz diye düşünüyorum.Sadece şu kadarını söylemekte sakınca görmüyorum ki;uygulama basit bir cerrahi müdahale ve çoğunlukla büyük fayda sağlanmış semptomların yok edilmesinde ve yine çoğunlukla olmadık bir yan etki-risk gözlenmemiş.Fakat operasyon sonrası uzun süreli izlemelerin yapıldığı çalışmalar yok denecek kadar az ve trajedik yan etkilerin ortaya çıktığı istisnai durumlar da söz konusu. Bunlar benim duyduklarım, biraz da okuduklarım. Sadece duyduklarım ayrıntısını iyi bilmiyorum. Bu konuları doktorunuzla konuşmanızı ve aşağıda linkini verdiğim bilimsel makaleleri anladığınız ölçüde okumanızı tavsiye ederim.Saygılarım ve esenlik dileklerimle…

    http://tr.scribd.com/doc/2373957/Direncli-OKB-Hastalarnda-Saaltm-Secenekleri

    http://openmed.nic.in/3635/01/269.pdf

    http://www.journalagent.com/z4/download_fulltext.asp?pdir=sscd&plng=eng&un=SSCD-36854

    http://78.189.53.61/-/apg/18/s_erdogan.pdf

    http://www.yenisymposium.net/fulltext/2011%283%29/07.PDF

    http://www.ctf.edu.tr/stek/pdfs/62/6217.pdf

    http://www.cty.com.tr/files/journals/4/4.pdf

    http://klinikpsikiyatri.org/files/journals/1/60.pdf

    1. Yorumlarınızın silinmesine gerçekten çok üzüldüm. İnternette yorumları göndermeden önce kopyalamakta fayda var. Boş bir zamanınızda tekrar gönderirseniz oldukça memnun olurum. İlk kez duyduğum bir uygulama. Ayrıca yorumunuz bu yazıya konuyla daha alakalı olması sebebiyle taşınmıştır. İlgilinize teşekkür ederiz.

  21. Yeni keşfettiğim lavanta balı,anksiyeteye iyi geldi bende.Denemenizi tavsiye ederim,hakiki lavanta balı bulmanız gerekiyor.Ben Eğriçayır markasının lavanta balından aldım ve en iyisi bu sanırım.Fransa’da ballarıyla dünya ikinciliği almış bir marka. Bir de geçmişte Rhodiola bitkisinin kapsüllerini kullanırdım ve değişik bir ruh hali ve bilinç canlılığı oluştururdu bende.Beyin üzerine etkilerine dair çok bilimsel araştırma yapılmış nadide bir bitkidir Rhodiola.Bitkisel tabletler konusunda şahsen ben Solgar,GNC gibi markaların dışında ürün almıyorum. Başka markalarda sorunlar yaşadım. Deneyimlerimi bilgilerinize sunmak istedim,umarım fayda görürsünüz..

    1. Lavanta balını mutlaka deneyeceğim. Çünkü anksiyete ile mücadele eden ilaçlar aşırı yan etkiye sahip. Lavantanın sakinleştirici özelliği ve balın iyileştirici özelliği ile lavanta balı kulağa cazip geliyor. Rhodiola ise incelediğim kadarıyla daha çok düşünsel performansı artırmak için. Ayrıca bazı rhodiola karışımları özellikle de kafein içerenler anksiyete yapabiliyormuş. Faydalı yorumuz için teşekkürler.

    2. Merhaba Lavanta balını halen kullanıymorusunuz? Etkileri nasıl? Site yöneticisinin bu konuda bir tecrübesi oldu mu?

      Teşekkürler

    3. Araştırdım. İnternette sadece bir firma satıyor. Onun da fiyatı 70 tl. Kullanmak istedim ama cesaret edemedim. Şu an ilgilendiğim daha maliyetsiz yöntemler var. Başarısız olursam bir gün mecburen onu da deneyeceğim.

    4. Denemek için 225gr.lık paketi 48tl bu denenebilir belki. http://www.egricayirbal.com/ sitesinde satış noktaları var. Sizin alternatif olarak kullandığınız alternatif yöntemler neler? Buarada NZT’yi denedim bende malesef hiçbir etki göstermedi. Bünyeden bünyeye değişiyor.

    5. Nztnin işe yaramamasına gerçekten çok üzüldüm. Sizlerden olumlu bir netice almak benim için çok önemliydi. Ama bende kullandığım günle kullanmadığım gün arası akla kara arası kadar fark ediyor. İsminizi göremedim. Arif çiçeğe cevap olarak anonim olarak görülüyor. Daha önce lavanta balını siz mi tavsiye etmiştiniz? Sizdeki etkileri nelerdi biraz bahseder misiniz?

    6. Merhaba,

      Mail adresimi eklemeyi unutmuştum. Bende Arif Çiçek adlı kişiden yukarıda duymuştum ve etkilerini çok merak ediyordum. Denemeyi düşünüyorum keşke Arif bey mailimizi görseydide tecrübelerini bizimle paylaşsaydı. Neyse olmadı biz deneyeceğiz.

    7. Madam b01 merhaba.
      Ben şu an bitkisel yağlarla ilgili bir deneme içindeyim. Aylık harcama limitimin çok üzerinde açıldım. O yüzden biraz beklemek durumundayım. Denerseniz mutlaka yorum yapmayı unutmayın. Yorumuzu etkiyi hissettiğinizden bir kaç gün sonra yaparsanız daha gerçekçi oluyor. Çünkü her yeni üründe, insan beklentiyle iç dünyasına daha çok yöneliyor ve bazen olmayan etkileri gördüğünü sanıyor.

      Görüşmek üzere.

    8. Birçok ürün denemiş biri olarak açıkçası lavanta balının çokda işe yarayacağına inanmıyorum (inanmak istiyorum ama tecrübelerim bunu engelliyor). Ama birtaraftanda birşeyler yapmam gerektiği fikri sürekli dürtüyor. Neyse artık denersem bir şekilde duraya yorum yapacağım tabiki bir müddet kullandıktan sonra.

    9. Aynı çaresizlik ve umut dolayısıyla ben de, kendimi bir çok ürünü denemek zorunda hissettim.

  22. Lazer terapi diye bir şey varmış deneyen oldu mu acaba? Ayrıca reklamlarını görüyoruz okbyi de içeriyor. TMSnin obsesyonu iyileştirdiğinden bahsediyorlar. Bu doğru olabilir mi? Deneyen var mı?

    1. Ben TMS veya manyetik yöntemlerin obsesyonu iyileştirdiğine dair bir bilgiye sahip değilim. İyileştireceğini şahsen sanmıyorum. Çünkü sorunun zannedildiği kadar basit olmadığını takıntı mekanizmasının çok karışık ve uzun sürede oluşan bir mekanizma olduğu konusunu değişik yazılarımda bahsettim. Ancak bu konuda iddialar duyuyorum. İnternette reklamlar da görüyorum. Bu kişilere sormak lazım. Böyle pahalı yöntemleri uygulamayla çözüm üreteceğiniz konusundaki iddianız nedir? Bir takıntıyı nasıl yok ediyorsunuz? Lazer terapiyi ise hiç duymadım. Yöntem nasıl çalışıyor bilmiyorum. Bilen varsa yazarsa bizler de öğrenmiş oluruz.

  23. Bence en iyi çözüm bitkilerle veya bitkisel kapsüllerde. Ama doğru firamayı bulmak önemli. Solgar iyi diyorlar. Sarı kantaronun da namını her yerde duyuyorum. Ancak maalesef bana bir faydası olmadı.

  24. Bu sitede balık yağından fayda gördüğünü yazan birini görmüştüm. Kişiden kişiye değişebilir bence. Ben de vitamin kompekslerini denedim. Her türlü a b c d k vs. özellikle de b 12 vitaminini. Ama bir faydası yok. Sinirli insanların sinirliliğini b12 azaltıyormuş. Ama benim takıntı ve kompulsiyonlarımı hiç azaltamadı.

  25. Ben balık yağını denemiştim. Yani omega 3 yağını. Farklı markaların balık yağını denedim. Ama bir faydasını da görmedim. Üstelik çok pahalı.

Bir Cevap Yazın