Obsesyon: Bu Yazıyı Ailenize Okutun

Aileniz sizin sürekli kuruntu yaptığınızı, boşver demedeyi bilmediğinizi ve kendi kendinizi hasta ettiğinizi veya daha da iddialı bir şekilde aslında hiç bir şeyiniz olmadığını mı iddia ediyor. O zaman aşağıdaki yazı tam ailenize göre onlara bu yazıyı okutun.

Önceden hayatınız duru bir su gibiydi. Siz istediğiniz kaba koyup onu şekillendirebiliriz. İster ona bir balon bardak şekli verir isterseniz kristal bardak şekli verirdiniz. Bu tamamen sizin paşa gönlünüzün isteğine kalmıştı. Bahar geldiğinde en güzel çiçekli dallarını önce size uzatır, siz de onu ister koklar ve hayatı beynininizin ve ruhunuzun en derinlerinde hissederdiniz. Hayatı yönetme insiyatifi tamamen sizdeydi.

Ama ne olduysa o hastalıktan sonra oldu. Derin düşüncelere dalmaya ve hayattan kopmaya başladınız. Hasta olduğunuzdan ve sorunlarınızdan ailenize bahsetmeye çalıştınız. Ancak, onlar sizin sürekli kuruntu yaptığınızı, bazı şeyleri de umursamayı bilmediğinizi, bu kafayı taktığınız şeylerde aslında üzülecek bir şey olmadığını, boşver demeyi bilmediğinizi ve kendi kendinizi hasta ettiğinizi veya daha da iddialı bir şekilde aslında hiç bir şeyiniz olmadığını, bilmem hangi konuşmacının tv.de yaptığı konuşmada her şeyi aslında beynin yönettiğini, kendinizi nasıl tanımlarsanız öyle hissedeceğinizi vs. söylediler değil mi?

Ailenizin ve çok değerli büyüklerimizin bilmesi gereken bir şey var artık: O da şu: Çağın artan sınırsız talepleri karşısında artık gençlerimiz çaresiz kalıyorlar, stres her köşe başında, çağ artık büyüklerimizin çağı değil. Çağ büyüklerimizin zamanında tanımı yapılmamış yeni hastalıklar üretti. Kimsenin kimseyi kendisi gibi görmeye hakkı yok. Şartlar, insanlar ve dünya çok değişti ve biz hayata onlar gibi bir ortamda tutunamadık.

Obsesif kompulsif davranış bozukluğu yani takıntı hastalığı fiziksel alt yapısı da çok olan bir hastalıktır. Yani beyindeki serotonin yeterince üretilemiyor, olaylar karşısında yeteri miktarda salgılanma sorunu var. Beyinde dopamin, kanda insülin sorunlarımızla birlikte farklı değerler alıyor, kontrol edilemez şekilde vücutta kimyasallar salgılanıyor ve biz obsesif kompulsif hastaları çok acı çekiyoruz.

Bu acıyı çekmekten, elimizi defalarca yıkamaktan, aynı hareketleri tekrar etmekten üstelik nefret ediyoruz. Ama yapıyoruz işte çözümsüz şekilde. Kanserde nasıl sorunlu bir doku varsa, gripte nasıl sorunlu organlar varsa bizimde kan ve beynimizde kontrol edemediğimiz organlarımızda sorunlar var.

Buradan ailelere seslenmek istiyorum. Sorunları çocuklarınızın hafife almalarını isteyerek hiç bir şey çözemezsiniz. Oturun onlarla konuşun ve ne yapmak gerekiyor onu araştırın. Eğer bizimle birlikte üzülüyorsanız.

Yasal Uyarı: Doktora reçete ettirmeden ve doktordan kullanım özelliklerini öğrenmeden ilaç kullanmayınız. Bitkisel ilaçları tıbbi ilaçlarla kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Yukarıda ve bu sitede yer alan bilgiler site yöneticisinin ve ziyaretçilerin sadece şahsi tecrübeleri ve kendi fikirleridir. Bilimsel olarak ispatlanmamışlardır. Burada yer alan bilgiler hatalı, güncelliğini yitirmiş olabilir. Size uygun gelen bilgileri psikiyatristinize/ psikologunuza- doktorunuza danışmadan uygulamayınız. Okuyucularımızın bu siteden öğrendiklerinizi uygulamalarından kaynaklı ve bu sitede yer alan bilgilerden kaynaklı sorunlarda yasal sorumluluk kabul edilmez. Yazılar sadece bilgi amaçlıdır.

Comments

comments

Bir Cevap Yazın