Obsesif Düşünceler. Her Şey Düşüncede başlar.

Var olan gerçek bir hayat vardır. Bir de bizim öyle olduğunu sandığımız başka bir hayat. Önemli olduğunu sandığımız bazı sanal şeyler. Aslında hiç var olmayan ve bizim kendi kendimize önemli hale getirdiğimiz bir şeyler vardır.

Bunu sadece takıntılar için demiyorum. Hayatın kendisi için diyorum. Geçen yıllar doğruyu yanlışı insana bir dayatmayla öğretiyor. Sizin sanal gerçekliklerinizin aslında hepsinin birer yalan olduğu hayatla uyuşmadığı sürece ortaya çıkıyor. Hayat bu. Selin yatağındaki yanlış yere yapılmış, doğaya karşı koymaya çalışan evleri alıp götürdüğü ve ardından kan ve göz yaşı bıraktığı gibi, hayatta yanlış olan her şeyi alıp götürüyor. Geriye anlayana doğru bir hayat kalıyor.

Takıntı ve obsesyonlar da böyle. Yalan olduğunu yanlış olduğunu binlerce hatta onbinlerce denemeden sonra hayat size dikte ediyor. Siz vazgeçmek istemeseniz de hayat size önemli bir miktar dayatarak doğruyu öğretiyor.

Sonra, takıntılar biraz da tecrübeyle eskisi kadar acıtmıyor insanın canını ama hep var oluyorlar. Bu da yaşamı hep bir parça eksik kılıyor aslında. Belli bir süre sonra alışıyorsunuz bu vurdum duymazlığa. Ve diyorsunuz hayat artık budur. Hayat içinde tatsız veya acı takıntı baharatından katılmış bir şeydir diyorsunuz.

Anksiyete- obsesyon sizin hayattaki fazla enerjinizken bir bakıyorsunuz. Dönüp bakmak istemediğiniz eksik yönünüz, üstünü kapattığınız bir kireç kuyusu olmuş. Bu durağanlık insanı adım adım yaşlandırıyor ve farklı bir olgunluk veriyor.

Ararken tünelin sonunu bir bakıyorsunuz ki çok yollar çiğnemiş ve kendinizi gereğinden fazla tanımışsınız. Halbuki çok insan tanımaz, bilmez kendini, ruhunu. Kapılıp gittiği bir hayat vardır. Öylece yaşar ve ölür gider. Görüşmek umuduyla.

Yasal Uyarı: Doktora reçete ettirmeden ve doktordan kullanım özelliklerini öğrenmeden ilaç kullanmayınız. Bitkisel ilaçları tıbbi ilaçlarla kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Yukarıda ve bu sitede yer alan bilgiler site yöneticisinin ve ziyaretçilerin sadece şahsi tecrübeleri ve kendi fikirleridir. Bilimsel olarak ispatlanmamışlardır. Burada yer alan bilgiler hatalı, güncelliğini yitirmiş olabilir. Size uygun gelen bilgileri psikiyatristinize/ psikologunuza- doktorunuza danışmadan uygulamayınız. Okuyucularımızın bu siteden öğrendiklerinizi uygulamalarından kaynaklı ve bu sitede yer alan bilgilerden kaynaklı sorunlarda yasal sorumluluk kabul edilmez. Yazılar sadece bilgi amaçlıdır.

Comments

comments

Obsesif Düşünceler. Her Şey Düşüncede başlar.” üzerine 4 yorum

  1. özgürlük bir nevi tutsaklıktır. biz ise beynimizin sınırlarını zorlayıp kendi kapanımızdan çıkamıyoruz. evet olgunlaştık ama takıntılarımız yüzünden olgunlugumuzu gösterebileceğimiz tek yer beynimiz, zihnimiz.

    1. Evet özgürlüğün tutsaklık olması çok zaman doğru bir tespit.

    1. Hayır tam olarak öyle değil. Obsesif hayat insanı olgunlaştırıyor ve insanda garip bir uhrevi tad bırakmaya başlıyor bir süre sonra. İnsan hangisinin daha iyi olduğuna karar veremiyor. Yani obsesif olmamak mı özgür olmak mı? Yoksa obsesifliğe alışmanın verdiği ve bir mücadelede güçlü olmayı öğrenmenin verdiği, sabırla karışık uhrevi his mi? Ama doğru olan bir şey var ki. O da insan her halükarda kendine bir duygusal kaçış noktası yakalıyor.

Bir Cevap Yazın