Obsesyona Karşı Savunma Davranışları

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba..
Yaklaşık 2- 3 hafta kadar oldu hiç bir yazı yazmadım. Bu, baharla birlikte artan iş yoğunluğumdan kaynaklı oldu. Sizlere bir şeyler yazmayı ve yazarken bir şeyler öğrenmeyi kendim de çok seviyorum. Ama yaptığım işte hata insan canına mal olur. O yüzden geçici bir süre de olsa her türlü psikolojik kaygının üzerine çıkarak mesaimi aksaksız yapmam gerekti. Gecikme için siz değerli okuyucularımızın affını rica ediyorum.

Bugün ki yazıma başlaman önce elimde bir çok taslak yazı olduğunu ve bunlardan bir çoğunun ilaç ve bitkisel tedavi denemeleriyle ilgili olduğunu fark ettim. Ama ben yine de davranışsal konulara ilişkin bir yazı yazmaya karar verdim.

Biz obsesifler obsesyonla mücadele esnasında bazı savunma mekanizmaları geliştiririz. Lisedeki psikoloji derslerinden de hatırlayacağınız üzere savunma mekanizmaları;

  • Hayal kurma ile avunma
    Bastırma
    Mantığa bürünme (bahane bulma)
    Polyanacılık
    Yansıtma(projeksiyon)
    Ödünleme(telafi)
    Yüceltme
    Özdeşim kurma
    İnkar
    Yön değiştirme
    Gerileme Saplanma Dönüştürme
    Çözülme
    Duygusal soyutlanma
    Yapma-Bozma
    Karşıt-tepki oluşturma
    Duygudaşlık ve Boyun Eğme
    Parçalanma
  • şeklinde kendini gösterir.

    Daha fazla stres yaşayan insanlar olarak bu davranışları diğer insanlardan çok daha yoğun gösteriyoruz. Tanıştığım bazı obsesiflerde bu yukarıda saydığım davranışların derslere konu olacak kadar yoğun şekilde görüldüğünü üzülerek belirtmek istiyorum.

    Ancak olumlu sonuçları olan savunma mekanizmaları da yok değil. Örnek vererek daha somut hale getirmek istiyorsek diğer yüceltme tepkisinden bahsedebiliriz. Kişilerin taktiri ile kendisini bir spor dalına adayan bir takıntı hastası Altın kural 3 den de hatırlayacağınız üzere, bu alanda güzel başarılar elde edebilir.

    Ama burada altın kural 3 deki olumlu obsesif durumudan farklı bir durum söz konusudur. O da kişinin tamamen kendinden kaynaklı sebeplerden değil, dış etkenlerden kaynaklı sebeplerden bir harekete geçmek vardır.Fakat yine aynı örnek üzerinden gidecek olursak, olumlu sonuçlar kadar bir savunma mekanizmasının olumsuz sonuçları da olabilmektedir. Çünkü kişilerin güdülemesine göre savunma mekanizması vermek, bir süre sonra kişinin öz saygısını, kişinin yaptığı işe olan inancını ve kişi başkaları odaklı olduğundan eleştiriyle birlikte yüceltmeye konu olan davranışını terk etme sonuçlarını doğurabilir.

    Konunun biraz dışına mı çıktık acaba? Her neyse, bunların haricinde diğer insanlardan daha yoğun olarak bizler kendimize bazı mutluluk odacıkları inşaa edebiliriz. Uyku odası, tuvalet odası, cinsellik odası, yemek odası, oyun odası, televizyon odası, aşk ve sevgi odası, hayal odası, sessizlik odası vesaire şeklinde.

    Bu odaları kısaca açıklarsak;
    Uyku odası: Bir aralar çok iyi hatırlıyorum, ne zaman bir takıntım olsa birden bir uyku bütün bedenimi kaplardı. Bu benim dünyadan kaçış için keşfettiğim sonradan psikolojime enjekte ettiğim bir davranıştı. Ve davranış modeli öğrenilmiş bir davranış haline geldi.

    Tuvalet odası, obsesyondan kaynaklı sorunlarım çok arttığında, ve sosyal sorunlar yaşamaya başladığımda, iletişimim bozulduğunda, kendimi yetersiz hissimin beynimi zorladığında ortaya çıkan bir kaçış davranışı oldu.

    Cinsellik odası, bir obsesifte haz ile takıntıdan kurtulma ve bir türlü kendini ödüllendirme, hak etmediğini düşündüğü halde obsesyona düştüğünü düşünme ve buna tepki olarak günah işlemenin cazibesi, mastürbasyon davranışı ve pornografi bağımlılığı şeklinde kendini göstermektedir.

    Yemek odası, yemekte duyulan haz ile takıntılardan ve sorunlardan uzaklaşma dürtüsüdür. Bu dürtü içinde tatlı bağımlılığı da önemli bir yer tutmaktadır. Yanlız tatlı bağımlılığının fizyolajik yönleri de vardır. Onu ayrı bir yazımızda serotonin üretiminde yazmıştık.

    Oyun odası, internet oyunları, frp oyunları, strateji oyunları, pc oyunları ve playstation oyunları bağımlılığı bu kaçma davranışları arasında yer almaktadır. Bilgisayardaki elektronik hayal dünyası dünyanın realitesinden kaçmak için cazip fırsatlar sunuyor doğrusu.

    Aşk odası bir insana tutulup kaçışı obsesyondan kurtuluşu ona yönelen duygularda bulmaktır. Ona tutkuyla sayısız mektuplar yazmak, ona sevginin en güzel cümlelerini sarf etmek, var olduğunu ve yaşadığını o kişiye olan aşkla anlamak da evet şaşırtıcı ama bir obsesif kaçma davranışıdır.

    Hayal odası, dünyaya bütün hevesinle tekrar sarıldığında tekrar bir hüsrana uğrayarak döndüğün ve kendini hayal ettiğin ve bir vesileyle civarın en mükemmel insanı olduğunu hayal ettiğin bir odadır. Mükemmelliyetçilik de varsa bu odada dünyadan kopuş bir hayli hızlanır.

    Sessizlik odası, dünyayla olan bütün kapıların ve pencerelerin kapatıldığı ve iç dünyamıza çekilerek gömüldüğümüz odadır. Neden hep ben, kader, hayırlısı, Allah beni kahretmesin, ölmek istiyorum düşünceleri bu kaçış odasının mahsülleridir.

    Biliyorum sizin de kendinize ait bir çok odanız var. Ama bu odacıklar sizi hayattan koparıyor ve sosyal sorumluluklarınızı, hayata ilişkin sorunluluklarınızı yapmanızı engelliyorsa bu obsesyondan sonra yeni bir sorun olmuş demektir. Bu odacıkları hayatla örtüşecek şekilde inşaa etmeniz ve sorununuzu hafifletirken yeni bir bağımlılık türü ortaya çıkarmamanız çok önemli.

    Biz obsesifler yaşadığımız sorunlara buluduğumuz çözümlerle yeni sorunlar ilave etmemeliyiz. Zira yeterince sorunumuz var. Yenilerini istemeyiz herhalde.
    Sizlere uzun bir aradan sonra tekrar merhaba demenin mutlululuğunu duyduğum bu yazımdan sonra selamlıyor ve yorumlarınızı bekliyorum. Geceniz aydınlık, gündüzünüz parlak olsun efendim. İyi geceler.

    Yasal Uyarı: Doktora reçete ettirmeden ve doktordan kullanım özelliklerini öğrenmeden ilaç kullanmayınız. Bitkisel ilaçları tıbbi ilaçlarla kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Yukarıda ve bu sitede yer alan bilgiler site yöneticisinin ve ziyaretçilerin sadece şahsi tecrübeleri ve kendi fikirleridir. Bilimsel olarak ispatlanmamışlardır. Burada yer alan bilgiler hatalı, güncelliğini yitirmiş olabilir. Size uygun gelen bilgileri psikiyatristinize/ psikologunuza- doktorunuza danışmadan uygulamayınız. Okuyucularımızın bu siteden öğrendiklerinizi uygulamalarından kaynaklı ve bu sitede yer alan bilgilerden kaynaklı sorunlarda yasal sorumluluk kabul edilmez. Yazılar sadece bilgi amaçlıdır.

    Comments

    comments

    Obsesyona Karşı Savunma Davranışları” üzerine bir yorum

    1. Benimle söhbet yapmak isteyen obsesifler ve bu durumdan kurtulanlar facebokda bana dostluq da ata bilersiniz >h_emil@mail.ru

    Bir Cevap Yazın