Obsesyonu Hazırlayan Kötü Davranışlar

Hep düşünüp durmuşumdur ben bu derde niye düştüm diye? Ne yaptım da ben böyle oldum. Fiziksel hatalarımın ve beni bu hastalığa hazırlayan kültürel hatalarımın yanı sıra hiç mi kişisel hatalarım yoktu diye. Bulduğum cevap hep aynı olmuştur. Evet hatalarım oldu. Hem de çok.

Bu hataların hastalığı hazırlayan fiziksel ve kültürel hatalardan daha ağır bastığını düşünmüşümdür sık sık. Sosyo kültürel altyapı hataları ile kişisel hatalarım yarışır diyebilirim hatta. Nedir bu yaptığım hatalar onları sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu hatalar beni bu derde düçar etti ve bu hatalardan kurtulmak belki beni bu dertten kurtarır. Belki de kurtarmaz. Çünkü hata yapıldı mı bu dünyanın yaratılış sistemine göre sık sık geri dönüş imkanı olmuyor. Sonuçları ağır oluyor. Yazdıklarım hakkında kurandan ilgili ayetleri de buldum ve her hatanın sonuna yerleştirdim. Böylesi daha akılda kalıyor.

Hata 1: Mükemmelliyetçi olmak: Bu bütün anksiyete- obsesyon hastalarının en büyük hastalığı, hobisi, vazgeçilmezi ve başağrısıdır. Bütün işlerin mükemmel olmasını istemek hatta kendinin bile insana dayanılmaz bir yük veriyor. Dünya mükemmel bir dünya değil ki bizler ve çevremiz mükemmel olsun. Tabelelar düzgün dursun, ellerimiz sürekli temiz olsun. Ve biz asla mükemmel değiliz. Bizler aciziz. Sadece eliyle ve diliyle bir şeyleri başarabilen aciz varlıklarız. Bütün dünyayı sevk edebiliriz belki ama sıkışınca acizliğimizden yine tuvalete gideriz. Yine acıkırız ve yine nefsimizin isteklerine yeniliriz. Bizler hiç bir şeyi hiç bir şeyi mükemmel yapamayız. Bizler mükemmel değiliz. Bizler yetersiziz. İşte anahtar telkinleri size verdiğim gibi vazgeçin bu mükemmelliyetçilikten de kendinizi de sizi seven insanları da bir dertten kurtarın.
Hacc 46: Kendini hep daha iyiye ulaşmak zorunda olduğuna koşullama.

Hata 2: Kibirli olmak: Mükemmelliyetçiliğin verdiği bir rekabet hissiyle içinizden bir süre sonra gelen nefsinizin kötü nefesini içinize çekmeyin. Siz çok çalıştıkça insanlardan üstün olamazsınız. Sizin üstünlüğünüz başkaların üstünlüğünü kabul ederek olur. Bu bir kusurdur. Kötü bir kusurdur. Bir çok örneğinde olduğu gibi belayı doğrudan kişiliğinize çeken bir hastalıktır. Allah her şeyin bırakın sadece sahibi olmasını mucididir, yaratanıdır. Sen sadece o icatların çok az bir kısmının basit bir kullanıcısısın. Dışarıda çok değerli ve güzel insanlar var. Başkaları benim için bir ilgi alanı değildir ben kendi doğrularım için yaşarım gibi telkinlerle bu dertle başa çıkabilirsiniz.
Müddesir 1-5: Kendini fazla abartma.
İsra 37: Kibirli olma alçak gönüllü davran.
Hucurat 10: Büyüklük kompleksine kapılıp insanları ezerek arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma.
Münafıkun 4: Bencil olma tebrik etmeyi bil.
Ankebut 41: İyi bir dostun paha biçilmez olduğunu aklından çıkarma.
Nisa 149: Kendini sürekli övmekten uzak dur.
Yunus 12: Vazgeçilmez olmadığını kabul et.

Hata 3:Her şeyin üstesinden gelmeye çalışmak. Evet. Kendinize lüzumsuz yere çok fazla iş edinip, heves edinip hepsiyle, hepsinin derdiyle ve sorunuyla aynı anda mücadele etmeye çalışmamak lazım. Bu endişemizi artıran yegane unsur.
Tekvir 25-27: Her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla unutma.
Beled 5-6: Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme.

Hata 4:Yaptığımız iyilikleri kendimizin Allahtan geldiğini unutup kendimizin üstün bir vasfı sanmak.
Muhammed 7: İyiliği karşılık beklemeden yap.
Rum 21: Tek başına mutlu olunamayacağını bil. Çevrenin mutluluğu için gayret göster.
Bakara 263: Yaptığın iyilikleri unut. Anlatarak onları kıymetsizleştirme.
Al-i İmran 92: İyilik yapma arzunu şarta bağlama. Vermek almaktan daha büyük bir ihtiyaçtır asla unutma.

Hata 5: Yaşanan kötü olayları sık sık hatırlayarak onlara sıkı sıkıya yapışmak. Onlardan kurtulmak istememek. Pek çoğumuz kabul etmesek de yaşadığımız kötü olayları bizi güçlü kıldığı için veya kültürel olarak acıların kıymetli olmasından dolayı hep hatırlamak istiyoruz. Evet siz de öylesiniz kabul edin. Derhal kötü olayları size yapılan kötülükleri unutmaya çalışın. İçinizde taşıyabileceğinizden daha fazla ağır bir kirli yük taşımayın. Hani ne diyor şarkıda affet, affet affet ruhun sevinsin. Değil mi? Kendinizi sevindirin öyleyse. Tabi affetmek enayi gibi zarar göreceğiniz yer sırnaşmanız değildir. Akılcı olmak zorundayız. Sadece zarar gördüğünüz kişiye karşı mesafeli olarak onun kinini içinizde taşımamanız demektir. Yoksa bir kez daha zarar görürsünüz.Önyargılar da aynı şekilde kalpte yüktür.

Furkan 63: Sana yapılan kötülüğün karşılığını vermek yerine. Öfkenin dinmesini bekle.
En’am 50: Ön yargılarla hayatı kendine zehir etme.
İbrahim 42: Merhametli olmaktan asla vazgeçme.

Hata 6: İhtiraslarımızın peşinden koşmak. Para, aşk, makam, övgü, şöhret gibi değerli olan her şey için kendinizi, hayatınızı, zamanınızı, gençliğinizi tutkulu (YES OBSSESİVE) bir şekilde feda ettiyseniz. O zaman sizin hak ettiğiniz en ufak bela anksiyete- obsesyon olabilir nitekim.
Furkan 43: Heveslerini kendine ilah edinme. (SÜPER)
İnşirah 1-3: Seni huzursuz edecek işlerden uzak dur. İhtirasını törpüle.
Tekasür 1-2: Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme.
Fecr 27-28: En sevdiğin şeyleri başkalarıyla paylaşmanın keyfine var.
Hakka 33-35: Hayatının vazgeçilmezleri olsun. Onları küçük çıkarlar için asla feda etme.
Kalem 1-2: Yazdıklarının ve yaptıklarının peşini bırakmayacağını unutma. Gücünü insanların yararına kullan.

Hata 7: Anksiyete- obsesyon bütün hayatımızı işgal edip dünyaya olan ilgimiz kesildiği zaman, depresyona düştüğümüz zaman yani umutsuzluğun hayatımızı işgal ettiği zaman umudumuzu ve sabrımızı kaybetmek.
Bakara 156: Çaresizlik tuzağına düşme. Her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma.
Tevbe 40: En zor zamanda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma.
Felak 1-5: Korkuların tutsağı olarak yaşamaktan vazgeç.
Necm 3: İnanma duygunu diri tut.
Yine bu yazı üzerinde düzenleme yaparak yazıma devam edeceğim görüşmek üzere.

Yasal Uyarı: Doktora reçete ettirmeden ve doktordan kullanım özelliklerini öğrenmeden ilaç kullanmayınız. Bitkisel ilaçları tıbbi ilaçlarla kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Yukarıda ve bu sitede yer alan bilgiler site yöneticisinin ve ziyaretçilerin sadece şahsi tecrübeleri ve kendi fikirleridir. Bilimsel olarak ispatlanmamışlardır. Burada yer alan bilgiler hatalı, güncelliğini yitirmiş olabilir. Size uygun gelen bilgileri psikiyatristinize/ psikologunuza- doktorunuza danışmadan uygulamayınız. Okuyucularımızın bu siteden öğrendiklerinizi uygulamalarından kaynaklı ve bu sitede yer alan bilgilerden kaynaklı sorunlarda yasal sorumluluk kabul edilmez. Yazılar sadece bilgi amaçlıdır.

Comments

comments

Bir Cevap Yazın