Takıntı ve Kompulsiyon Tekrarları

Bugün ki takıntım; kompülsiyonlar,takıntı, tekrarları üzerine yazı yazmaya karar vermeme sebep oldu. Takıntılarım sürekli boyut değiştirip duruyor, sürekli olanlar ve hep gündemimi meşgul edenler de var.

Bunu çözme çabalarım bütün sitedeki yazılarımda yazdım. Şu sıralar da takıntıların nedeninin kusursuzluk çabası konusuna kafa yoruyorum. Konuyu kendime kaldığımda hep derinleştirmeye çalışıyorum. Ama içimdeki bu kusuruzluk hissini nasıl yok edeceğimi bilemiyorum. Buna sebep olan şey; aynı zamanda kişilik, hastalık olan şeyin de ta kendisi belki de.

Ve bu takıntılarımdan kurtulmak için yaptığım rahatlamak için yaptığım kompülsiyonlar.
Kompulsiyon veya dilimizde kullanılan ismiyle zorlantı. Ama zorlantı ismi bana arabaya oturgaçlı götürgeç diyen Türk Dil Kurumun bir icadı gibi geliyor. Çünkü zorlantı kelimesi kompulsiyonu ifadede yetersiz kalıyor. Bir şeye olumsuz şekilde ısrar etmek anlamında kullanmaya çalışmışlar ama halkımızda karşılığı olmamış doğal olarak. Fakat obsession dilimizde takıntı adıyla kolay bir karşılık bulmuş. Bunda tarihsel toplumun tecrübeleri de tabii ki etkili olmuştur. Çünkü tarihte insanlarımız kafalarına bir şeyler takmışlar ama kompulsiyon yapanı nadiren çıkmış, BUGÜN olduğunun aksine. Zira kompulsiyon ve takıntılar tarihte olmadığı kadar güçlü bir şekilde beynimizi işgal ettiler. Yani zorlantı yerine tekrar, yineleme, ısrar gibi kelimelerle daha konuya yakın kelimeler üretilebilirmiş bence.

Evet kompulsiyonlarım hep boyut değiştirip durdu. Bazıları da hep aynıydı.

Kompulsiyon ve takıntıların paslaşması ile paralelliği üzerinde ayrı bir yazı gerektiren konu. Bu işin felsefesini ayrı bir yazımda belirtmek istiyorum, sizlere anlatmak istiyorum.

BİR TAKINTI VE KOMPULSİYON GİDERİLMEDEN NE KADAR DAYANILABİLİR?

İşte size sık sık içine düştüğünüz ikimleri çözebileceğiniz veya açıklayan bir soru. Takıntı, Kompulsiyon durumu ortaya çıktı ve kendinizi bu kompulsiyonu yaparak mutlu, rahatlamış, huzurlu hissedeceksiniz. Ama o gün delikanlılığınız tuttu ve hayır ben bu takıntı, kompulsiyonu gidermeden durabilirim dediniz. Çok güzel. Ve iradenizi de ortaya koyarak gerçekten kedinizi frenlediniz ve günlük hayatınıza devam ettiniz. Mi acaba? Tabii ki hayır. Kafanız sürekli olarak gideremediğiniz takıntı ve kompulsiyonunuzda kaldı. Fiziksel bir takım değişiklikler yaşadınız. Terleme, gerginlik hali, baş ağrısı ortaya çıktı. Bazen bir kaç gün 2 veya güne kadar devam etti. Bu süre zarfında azalarak sıkıntalırınız devam etti. Bu esnada yavaş yavaş takıntı ve kompulsiyonunuzu unutmaya başladınız. Eskisi kadar canınızı acıtmamaya başladı. Fakat onu hatırlatıcı bir olay oldu. Hayattan beklentiniz var, endişeniz var, takıntı ve kompulsiyonunuzun olduğu yere geldiniz vs. Ve takıntınız, kompulsiyon hissiniz tekrar ortaya çıktı öyle değil mi?

Evet aynen öyle oldu. Hadi söz verdik kendimize yapmayacağız diye ama aynı acı aynı sıkıntı tekrar ortaya çıkıyor. Takıntıyı/ kompulsiyonu yapamamak kadar yapmamak da can yakıyor.

Bu örneğe çok sayıda kompulsiyon ve takıntıyı ilave edersek. Bizim hayattan kopuş sebebimiz bir kez daha ortaya çıkıyor.
Peki ne kadar canım yanarsa yansın ben bu illetten kurtulacağım diyen bu cengaver arkadaş yoluna ne kadar devam edebilecek biliyor musunuz?

Eğer kişiliği obsesif ise, kaygıların çok olduğu, beslenmesinin yanlış olduğu bir günde bu savaşı kaybedecektir. Yok hastalığı hafif seyreden bir vakıa o zaten bizim sitenin ilgi alanına girmiyor. Bizim ilgi alanımınız kişiliği ile hastalık özdeşmiş, birleşmiş birbirinden ayıramayan ve ağır vakalar için.

Yani saygıdeğer okuyucularımız, biz verdiğimiz obsesif kompulsif mücadeleyi hastalık başladı mı ne kadar direnirsek direnelim bir noktada mutlaka kaybediyoruz. Ve o nokta er geç karşımıza çıkıyor. Bilmiyorum bu benim yakın çevreme ve kendime ilişkin kendi tespitim. Deneyip başaran varsa bize yazsın ki bizde nasıl oluyor öğrenelim.

Burada devreye irade faktörü giriyor. Beynimizin çok kuvvetli talebine irademiz yenik düşüyor. Genelde çok konuda iradeli bile olsak kaygılarımız bizi bir noktada esir alıyor. İşte bu aciz anda irademizi nasıl güçlü tutacağız. Beyinimizin emrine nasıl karşı koyacağız bilmek istediğim, bulmak istediğim şey tam da bu. Bu karşı koyuş zaten bizim kurtuluşumuz olacak.

Bitkisel mi? İlaç tedavisi mi? Davranış tedavsi mi? Düşüncel tedavi mi? Alternatif tıp mı? Veya bunların karışımı mı her neyse bu iradeyi güçlendirecek şey bunu arayıp bulma çabamız devam ediyor işte.
İyi akşamlar.

Yasal Uyarı: Doktora reçete ettirmeden ve doktordan kullanım özelliklerini öğrenmeden ilaç kullanmayınız. Bitkisel ilaçları tıbbi ilaçlarla kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Yukarıda ve bu sitede yer alan bilgiler site yöneticisinin ve ziyaretçilerin sadece şahsi tecrübeleri ve kendi fikirleridir. Bilimsel olarak ispatlanmamışlardır. Burada yer alan bilgiler hatalı, güncelliğini yitirmiş olabilir. Size uygun gelen bilgileri psikiyatristinize/ psikologunuza- doktorunuza danışmadan uygulamayınız. Okuyucularımızın bu siteden öğrendiklerinizi uygulamalarından kaynaklı ve bu sitede yer alan bilgilerden kaynaklı sorunlarda yasal sorumluluk kabul edilmez. Yazılar sadece bilgi amaçlıdır.

Comments

comments

Takıntı ve Kompulsiyon Tekrarları” üzerine 13 yorum

  1. iyi akşamlar ben yaklaşık bir haftayı geçti sizin bu sitenizi göreli bir çok yazınızı okudum güzel ve bilgi verici hatta rahatlatıcı ben şu anda ilk yakalandığım zamana nazaran çok iyiyim 8 yıldır uğraşıyorum ve ilk üç yılı kendimi suçlamak ile geçti sizin de dediğiniz gibi gitmedik hacı hoca kalmadı ve yanlış yaptığımızı sonradan farkettik ben en zorlu yıllarımda liseye başlamadan üç ay önceydi ve ben o çok sevdğim okulu bile bırakmayı düşünmüştüm ama yılmadım bi yandan hastalıkla pençeleştim bir yandan okula devam etmeye çalıştım ve inanır mısınız okuldan eve sağ salim (yani aklıma gelen hiçbir düşünceyi gerçekleştirmeden korktuğum şeyi yapmadan ) döndüm diye dua ederdim ve ertsesi sabahın olmasını istemezdim çünkü aynı şeyleri yaşamak korkusu insanı mahvediyor hastalığın 3. yılında doktora gidip hastalığımı anladım ve bu düşüncelerin bizim isteğimiz dışında geldiğini o zaman anladım ve baş etmek daha kolay oldu mesela ben hastalığımı tam bilmeden önce bunu bir yakınıma söylediğimde insan istemediğini düşünmez engelleyebilir bende bu kötü saçma düşünceler bana ait diye kendimi yiyip bitiriyordum dini takıntı konusunda yazınızda olduğu gibi aynı şeyleri yaşadım ama artık kendimi ve hastalığımı bildikten sonra herşey o kadar vahim değildi herşey ve her alanda istemediğiniz toplumun değer yargılarına ters olan bir sürü düşünce aklınıza gelebilir artık hastalığınızı tanıyıp ondan korkmamanız ve her daim Allahın yanında olduğunu bilmeniz . ben bu hastalıkla savaşırken örneğin okulda otobüste vs bir arkadaşım bir tanıdığım yanımda olduğu zaman kendimi daha iyi hissederdim ama onlar ne yapabilir ki ve her zaman yanınızda bir sevdiğiniz veya yakınınız olamaz ama her daim şah damarımızdan daha yakın olan biri var ki bizi bizden iyi bilen ben bunu bir gün yolculukta farkettim . bi de şu an hedefime ulaştım yani okumak anlamında ama ben liseyi bitirince o zaman bir yıldırda ilaç kullanıyordum çok iyiydim ve tamam bitti bu rahatsızlık dedim ama öyle değilmiş inşallah öyle olmasın ama bu hastalık yüzde yüz bitecek birşey değil galiba belkide yanlış düşüünüyorum ama kronik diye biliyorum yalnız biz bunun hayatımıza verdiği olumsuzluğu çok aza indirebiliriz sonuçta dermansız dert yoktur bi de hayata doğaya bir bebeğe bile bakıp hayata sımsıkı sarılabiliriz rabbim bize iki gözünü versen bu rahatsızlığı kaldıracağım diye buyursa yine de gözlerimizden vazgeçmeyiz herhalde çok konuştum içimi dökmek istedim iyi akşamlar

    1. Herkesin başından geçen duyguları çok güzel özetlemişsiniz. Az cümleyle bir ömrü anlatmışsınız. Yorumunuz oldukça faydalı. Görüşmek üzere.

  2. yukarıdaki yorum çok doğru yapılmış,ben bunu düşünüyorum,benim elimde değil diyorum ,sonra dönüp olursa ben ne yaparım diyorum kendimi çaresiz hissediyorum.bunu göze alamam çok acı verici diye düşünüyorum.yani bir çeşit çare bulma arayışı …daha olmamış şeylerin acısını çekiyorum yani….

  3. merhaba , bu beni de çokça rahatsız eden bi hastalıktı ismini ise hastalıktan kurtulduktan sonra araştırıp öğrendim. bende olanları anlatayım kısaca. bendeki daha çok “şunu şu kadar yapmazsan basıma kötü bişey geleceği” yönünde idi. normalde ben bu tür şeylere yorum yazmam lakin bu ciddi bi rahatsızlık ve cok fazla zaman kaybı oldugundan belki henüz kurtulamamıs olanlara bi faydam olacağı düşüncesindendir.
    Aslında bu bir aldanmaca ,örnekle acıklayayım ; lambayı 3 kere söndürmezsem sevdigim birinin basına kötü birşey gelecek” ,siz bu durumda o lambayı tam 3 kere söndürürsünüz ..içiniz rahat eder artık sevdiginiz basına kötü bişey gelmiycek düşüncesiyle 🙂 fakat bu aldanmaca tek bu hamlenizle bitmez bütün gün sizi yer bitirir farklı saçma davranıslarda bulunursunuz..her seferinde biraz daha hzurlu olursunuz çünkü size göre ” o kişinin hayatı sizin elinizdedir ” 🙂
    evet şimdi gülüyorum sadece ,bundan kurtulmam zor olmadı ..
    Nasıl kurtuldum ? : herşeyin kendiliğinden hayatın gerektirdiği gibi gelişmesi mantelitesini önemseyerek. çünkü aslında yaptıgım o sacma davranıslarla ben hiç bir hayat kurtarmıs olmadım lakin böyle birşey sözkonusu bile değildir. sizde bundan kurtulmak için “önemsememek” “oluruna bırakmak” kelimelerini lütfen benimseyiniz. ancak bu şekilde kurtulabilirsiniz sizi esir alan bu rahatsızlıktan.

  4. ilginiz için teşekkürler .. benim sorunumun ilki sayıyorum ya aklınıza gelecek herşeyi ve artık bir noıktadan sonra çok can sıkıcı hale geliyor.. bir ikincisi hep bir paranoya hali mevcut bende hep kötü bişey olacak sanıyorum… ve inanın artık çok yoruldum …bir kaç şey daha var ama bunlar en çok acı verenleri diyebilirim…

    1. merhaba.
      Öncelikle size geç cevap verdiğim için üzüntümü dile getirmek istiyorum. Yaklaşık 5 gündür internetin bile çekmediği bir alanda işim dolayısıyla bulunuyorum.
      İnternet çeker çekmez sitemize girdim ve cevabızı gördüm.
      Hemen söyleyeyim sürekli kötü bir şey olacak hissi insanın sevdiklerinin olması ile onlara tutku ile bağlı olmasından kaynaklı oluyor genellikle.
      Bu benim de başıma gelen bir endişe halidir. Hatta sık sık gelmeye de devam etmektedir. Bundan kurtulmanın tek bir yolu vardır. O da insanı ve sevdiklerini belalardan koruyan duaları okumak. Gerisi Allahın izniyle Allaha emanet bir konudur. O da emanetine sahip çıkar muhakkak.
      Bu konunun başka hiç bir çözümü yoktur. Bunun çözümü budur.
      Diğer konuya gelince o da zaten bu sitenin cevabını arayıp durduğu konunun ta kendisidir zaten.
      Allah şifa versin.

  5. ya ben artık dayanamıyorum lütfen bana yardım edin… takıntılarımdan düşüncelerimdem kurtulmam lazım.. o kadar garip şeyler düşünüyorum o kadar garip şeyleri takıntı yapıyorum kı anlatamam ..içlerinden biri herşeyi saymam ve bunu kaç defa yaptiğimi ne siz sorun ne de ben söyleyeyeyim.. kendi kendime konuşmam cabası .. herkesi kırdım kaygısı ve daha niceleri bıktım ya kendimden resmen…

  6. Hayırlı günler sayın yönetici bu yazınız da diğer yazılarınız gibi çok güzel bir yazı.ben size teşekkür etmek istiyorum yazılarınız vasıtasıyla sanırım hastalığımdan kurtuldum.şekeri bırakın demişsiniz ben de bıraktım.Rabbimin izniyle dularımın vesilesiyle şekeri de bırakınca bu 8. gün kendimi eskisine göre okadar iyi hissediyorumki meğer bu şeker neymiş.çok severdim tatlı yiyerek mutlu oluyordum ama anlık mutluluk sonunda beni hasta ediyormuş, dost bildiğim düşmanmış yani. bunun herkes için de böyle olduğunu düşünüyorum. zamanla alışacağıma inanıyorum şekersiz hayata.öbür türlü okbli hayat şekersiz hayata göre çok daha acı verici çünkü. Bu iyi hissediş 8 günlük değil daimidir inşallah öyle olacağını düşünüyorum çünkü uzun zamandır,yıllardır kendimi bu kadar uzun süreli 8 gün kadar iyi hissetmemiştim. Sağlığıma kavuşmama vesile olduğunuz için ne desem az Allah sizden binlerce kez razı olsun.çok iyi bir insansınız Allah iyiliklerinizin mükafatını versin, size de tüm bu ve her çeşit hastalık sahibi insanlara da biran evvel acil şifa versin inşallah.hayırlı günler

    1. Merhaba.
      Sizden zaten iyi bir haber bekliyordum.
      Sizin iyi olacağınızı hissetmiştim inanın. Bu haberi aldığıma çok
      sevindim. Allah daim etsin bazen böyle dönmesel şeyler oluyor ama
      kişisiğiniz obsesif değilse belki de hastalıktan tamamen kurtulursunuz.
      Allah sizlerden de razı olsun.
      Böyle bir mutluluğu bize yaşattığınız için.
      İyi günler.

    2. merhaba, bu-iceceklerden-uzak-durun ismindeki yazınızı okudum ancak, şekerin obsesyon a etkisi üzerine özel bir yazınız var mıdır? yada yazmayı düşünüyor musunuz?

      ben gün içerisinde çok sık çay içiyorum bir büyük bardak çaya en az bir avuç kesme şeker atıyorum ve bunu 5-6 defa günde tekrarlıyorum. aksi halde çay acı geliyor. çayı bıraktığımdan beri de belkide ramazan sebebiyle kola ya dadanmış durumdayım. acaba okb ye bunlar direk etki edermi?

      bu arada bazı yorumlarım otomatik silinmiş sanırım yada bir şekilde bulamıyorum sitenizde yorum arama gibi bir özellik olsa süper olur.

    3. Merhaba.
      Altın kural isimli yazımızı okuyun.
      Geçen hafta sitede bir yorum düzenlemesi yaptım. Yorumlarınız başka bölümlere taşındı. Çünkü bazı yorumlarınız ilgi düzeyi düşük yazıların altındaydı.
      Sitede arama özelliği var. Sayfanın sağ üst köşesindeki küçük kutu. Ama daha dikkat çekici olmalıymış. Bana iyi fikir verdiniz.
      İlginize ve teklifinize teşekkürler.

Bir Cevap Yazın