Takıntıdan Kurtulma yolları 7: Hastalık Mesajları ve Hastalığı Hatırlama

Takıntıdan Kurtulma yolları 7: internet ve kitaplarda bilgi içerikli araştırmalarına son verin.

Uzun bir süredir araverdiğim bir yazı dizisiyle tekrar merhaba demek istiyorum. Hatırlarsınız bir ara peşpeşe yazılar yazdığım takıntıdan kurtulma yolları isimli yazı serimiz vardı. Bu yazı serisinde obsesyona yönelik genel fayda sağlayacak kurallardan bahsediyorduk. Bu serideki tavsiyeler yapsanız iyi olur tarzında tavsiyelerdi. Genellikle burada belirtilenleri yapmadığınızda ve olumsuz şeyleri yaptığınızda takıntınız artar. Deneyin. Konforlu bir hayat için altın kurallar serisini ve obsesyondan/ takıntıdan kurtulma yöntemlerini okuyun faydasını görekseniz. Yazılarımıza düşünsel ve davranışsal konular isimli kategori linkinden ulaşabilirsiniz.

Bugün ki kuralımız şu: Sürekli anksiyete ve obsesif kompulsif davranış bozukluğu hastalığının tedavisi konusunda bilgi içerikli internet ve kitap araştırmalarından vazgeçin. Evet araştırmazsak sorunun çözümünü nasıl bulacağız dediğinizi duyar gibi oluyorum. Haklısınız ben de kendimi bu konuda pek tutamam. Sonuçta insan içinde bulunduğu kötü koşullarda yaşamak istemeyen ve koşullarını sürekli olarak değiştirmek- iyileştirmek isteyen bir varlık. Araştırmayalım da böyle mi yaşayalım?

Hayır öyle değil. Çözüm odaklı araştırmalar da obsesyonlarımızı artırıyor ama yapmak zorundayız ve çözüm için çabalamak zorundayız, araştıracağız tabii ki. Fakat özellikle sırf bilgi içerikli arayışlardan vazgeçin. Yani obsesyon neden olur? OKB nedir? Okbnin sebebi, okb, obsesif davranış bozukluğu gibi sizi genel sonuçlara ulaştıracak ve içinde kuru bilgiden başka bir şey olmayan araştırmaları yapmayın.

Peki bunu yaparsak ne oluyor? Biz kendimize- beynimize tekrar hasta olduğumuz sinyalini gönderiyoruz. Araştırma boyunca ve bu araştırmanın sonuçlarını düşündüğümüz süre boyunca, hatta düşündüğümüz süreçten sonra bilinçaltında kaldığı süre boyunca biz bilinç altımıza sürekli olarak şu mesajı gönderiyoruz. Sen hastasın. Sen okb hastasısın. Obsesif kompulsif davranış bozukluğu rahatsızlığın var. Endişelerin var. vs.

Bu düşünceler de beynimiz de hastalığa ilişkin verileri canlı tutuyor. Obsesyonlarımızı ve kompulsiyonlarımızı. Hastayım demek okbde bilindiği üzere hastalığın tedavi sürecini zorlaştıran bir şeydir. Ancak tersi bir bakış açısıyla hastayım dememek de sorunumuz çözümü değildir. Fakat en iyisi sık sık hastayım demeyin ve hastalığınızı hatırlatacak şeylerle boş yere fazla uğraşmayın. Eğer uğraştığınız şey çözümü getirecekse o ayrı. Ama neyin çözümü getireceğini iyi analiz etmek lazım.

Ayrıca, yaptığımız araştırmalar esnasında tekrar hastalığa ilişkin duygularımızı canlandırıyoruz. Aslında bazı obsesyon ve kompulsiyonlarımızı beyin ve vücut unutacakken, biz yaptığımız okuma faaliyeti esnasında tekrar hastalığımızı gözden geçiriyoruz. Sıkı bir tekrar yapıyoruz.

Unuttuğumuz ayrıntıları hatırlıyoruz. Bu ayrıntıları tekrar yaşamaya başlıyoruz. Beyinin bir yapısı var. Zarar görsün veya fayda görsün unutma süreci içindedir. Özellikle zarar gördüğü şeyleri çok daha çabuk unutmak ister. Bu girişim sayesinde kişi aslında hayatı boyunca yaşadığı bir çok acıdan zaman içerisinde kurtulur.

Ama biz obsesyon konusunda yaptığımız araştırmalarla unuttuğumuz bazı kötü anıları, bazı sıkıntılarımızı ve kompulsiyonlarımızı tekrar hatırlarız. Aslında bu bir tür öğrenme ve ezber yöntemidir. Fakat biz bunun farkında değilizdir. Kendimize bir iyilik yapmaya çalışırken savunma mekanizmamız olumsuz olarak devreye girer ve bizi tekrar hasta haline getirir. Yazımızı hatırlayın ki aslında anksiyete bozuklukları savunma mekanizmalarının bizi savunma dürtüsünün kontrolden çıkmış halidir.

Bunu sitemizi takip etmeniz için söylemiyorum. Hangi sayafaya bakarsanız bakın. hep kitabi açıklayıcı bilgiler bulacaksınız. Hatırlayınız ki takıntı hafızası. Haftada sadece 5 dakika sitemize veya bu konuda beğendiğiniz başka site varsa onu takip edin yeter. Sürekli internetten araştırma huyundan vazgeçin.

Yasal Uyarı: Doktora reçete ettirmeden ve doktordan kullanım özelliklerini öğrenmeden ilaç kullanmayınız. Bitkisel ilaçları tıbbi ilaçlarla kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Yukarıda ve bu sitede yer alan bilgiler site yöneticisinin ve ziyaretçilerin sadece şahsi tecrübeleri ve kendi fikirleridir. Bilimsel olarak ispatlanmamışlardır. Burada yer alan bilgiler hatalı, güncelliğini yitirmiş olabilir. Size uygun gelen bilgileri psikiyatristinize/ psikologunuza- doktorunuza danışmadan uygulamayınız. Okuyucularımızın bu siteden öğrendiklerinizi uygulamalarından kaynaklı ve bu sitede yer alan bilgilerden kaynaklı sorunlarda yasal sorumluluk kabul edilmez. Yazılar sadece bilgi amaçlıdır.

Comments

comments

Bir Cevap Yazın