Takıntıya Öneriler ve Tavsiyeler


İsimsiz bir okuyucumuzun yazdığı takıntı yazısını aşağıda ayenen yayımlıyoruz. Bizim sitede de yer alan ve almayan bilgileri içeren bilgiler var. Genel ve toparlayıcı güzel bir yazı olmuş.

İsimsiz Okuyucu:
İyi günler dilerim.

Öncelikle; takıntının ne olduğunu bilen biriyim.

1-İnternette, dünya üzerinde bir yeri bulabilmek için haritalar var ya. Herkes bilir onları sanırım. Bu haritalar üzerinde herhangi bir noktaya çok yaklaştığınızda, konumunuzu şaşırırsınız, kaybolursunuz. Kuzey-güney ne taraf bilemezsiniz. Aradığınız yerin çok yakınında olsanız bile, bulamazsınız. Ama bir parça yukardan baktığınızda kontrol sizde olur. Hemencecik buluverirsiniz aradığınız yeri.
Takıntılara da, böyle yukardan bakın. Takıntının içinde cebelleşip durursanız, yönünüzü kaybedersiniz. Yani; kendinizin de takıntınızın da dışına çıkıp uzaktan değerlendirmeye çalışın. Kendinizi daha güçlü hissedersiniz.

2-Takıntı nasıl oluşur; aklınıza herhangi bir konu gelir. Bu gayet normaldir. Konu hakkında bilgisizseniz ve bilgilenmek zorundaysanız; yapmanız gereken, doğru bilgiye ulaşmaktır. Konu bildiğiniz bir konu da olabilir. Siz; bilmediğiniz konu hakkında bilgilenmek yerine evham üretirseniz YA DA bildiğiniz konuda önemsiz ve mantıksız çıkarımlar, evhamlar üretirseniz takıntı başlar. Önceleri bunu kontrol etmek sizin elinizdedir. Yapmanız gereken; aklınıza gelen konu hakkında bilgilendiğinizi ve konunun doğru-mantıklı cevabını bildiğinizi düşünmektir. Tekrar aklınıza gelse bile, o konunun cevabını verdiğinizi düşünüp aldırmayın. Onu zorla göndermeye çalışmayın, sadece; mesele kapanmıştı diye düşünüp aldırmayın. DUYARSIZ KALARAK ETKİSİZLEŞTİRECEKSİNİZ. Ama, konuya ait doğruyu düşünmeden-konuyla ilgili bilmediklerinizi öğrenmeden; mantıksızca ve asılsızca evham yaparsanız, bu tohumu beslemeye başlarsınız. Onu şımartıp, besledikçe güçlenmesini de sağlarsınız. Yeterince güçlenince de sizi hakimiyeti altına almaya çalışacak. Onu sürekli beslemeniz için, içinizde tepinip duracak, sizi acıtacak. Geçici de olsa, bu acıyı hafifletmek için onu besleyecek daha da güçlendireceksiniz. Ne yapmak lazım? Onu aç bırakarak, adım adım, başlangıçtaki tohum konumuna getirmek.


BİR KONUYA TAKINTILI OLMA DURUMU, ORTADAN KALKABİLİR. AMA KONU KAYBOLMAZ. TAKINTIDAN KURTULMAK DEMEK; TAKINTI YAPILAN KONUDAN KURTULMAK DEĞİLDİR. KONUYU ORTADAN KALDIRMAYA ÇALIŞMAYIN. KONUYA KARŞI TAKINTILI YAKLAŞIMI ORTADAN KALDIRMAYA ÇALIŞIN.

3-İş işten geçti zannetmeyin. Takıntılar konusunda öğrenecekleriniz; mevcut takıntılarınızdan kurtulmanızı sağlayabilir. Ayrıca, çok önemlidir ki yeni takıntılar edinmenizi engelleyebilir. İşi kökünden çözmek için, strateji geliştirmek lazım. Strateji için de takıntı ne demek bilmek lazım. Öğrendiğiniz her yeni şeyi uygulamaya çalışın. Hemen mükemmel sonuçlar beklemeyin, başarısızlıklar sizi yıldırmasın.

4-Takıntılar çok acıtabilir, sıkıntı verebilir. Bunun geçici olduğunu bilip sakin olmalısınız. Acıyı ve sıkıntıyı yaşayın ama telaşlanmayın. Sıkıntı ve acı duyduğunuzda; takıntılarınıza karşı korku, endişe ve üzüntü duymayın. Takıntılarınıza karşı; korku, endişe ve üzüntü hissetMediğinizi düşünün. Bu, yaşadığınız acıyı hafifletir, sizi güçlendirir.

5-Takıntıyı hafifletecek bir adım atmak için özel zaman beklemeyin. Hiç hesapta yokken, olumlu bir şey başardığınızda, bunu kazanım hanenize ekleyin ve o konuda eskiye dönmeyin. Attığınız her adım, bir sonraki adımı daha kolay atmanızı sağlayacak. Gün geçtikçe, diğer adımlar daha kolay olacak. Her adım, bir öncekinden daha kolay olacak.

6-Kazanımlarınızı kaybetmeyin. Takıntınız konusunda olumlu yönde küçük bir adım attıysanız, bunu kaybetmeyin. Bir süre sonra, geri düşmeyin; yükseldiğiniz yerden devam edin. Çok güzel kazanımlar elde etmenize rağmen; zaman zaman başlangıç noktasına düşmüş gibi hissedebilirsiniz. Acı duyabilirsiniz. Hemen takıntılara karşı; korku, endişe ve üzüntü duymadığınızı düşünün. Takıntılar sizi her sıkıştırdığında bunu düşünüp hissedin. Güçlenirsiniz, kazanımlarınızı kaybetmediğinizi görürsünüz. Kazanımlarınıza sahip çıkın.


7-Takıntıya zıt adım attığınızda, içinizde acı-ağrı hissedebilirsiniz. Takıntınız size tutunmaya çalışıyor, bu yüzden acıtıyor-ağrıtıyor, diye düşünün. Acı ve ağrıya rağmen, onu içinizden kazımaya çalışın. Yolunuza devam edin.

8-Çok daraldığınızda, acı çektiğinizde bol bol ağlayın. Ama; takıntılara karşı korku, endişe ve üzüntü hissetMediğinizi hep düşünün.

9-Takıntıları ikna etmeye çalışmayın. Aldırmayın, zamanla sesleri kesilecek. Hem sesleri çıksın ya da çıkmasın, önemsemeyin bunu. DUYARSIZ KALARAK ETKİSİZLEŞTİRECEKSİNİZ.

10-Düşünün; etrafı çevrili, size ait bir bahçeniz var. Bu bahçe, sizin dünyanız-yaşamınız. Takıntılar ise; bu bahçenin dışında; size asla dokunamayan, sadece seslenebilen şeylerdir. Onları duymak zorunda kalabilirsiniz. Ama aldırmamak ve kendinize ait bahçenizde hayatınızı devam ettirmek sizin elinizde. Böyle olduğunu, takıntılar da biliyor. Ve dikkate alınmadıklarında çekip gidiyorlar.

11-Bir yerde okumuştum: “Eğer ne düşüneceğinizi şansa bırakırsanız kendi zihniniz üzerindeki denetim gücünüzü büyük ölçüde yitirirsiniz.” Aklınıza bir şey geldiğinde, onu başıboş bırakmayın. Daha önce bahsetmiştim. Aklınıza gelen konu hakkında bilgisizseniz ve bilgilenmek zorundaysanız; yapmanız gereken, doğru bilgiye ulaşmaktır. Konu bildiğiniz bir konu da olabilir. Siz; bilmediğiniz konu hakkında bilgilenmek yerine evham üretirseniz YA DA bildiğiniz konuda önemsiz ve mantıksız çıkarımlar, evhamlar üretirseniz takıntı başlar.

12-Bir yerde okumuştum: “Mantıksız düşünceler, mantıklı davranışlarla değiştirilebilirler.” Yani mantıksız düşüncenin söylediği mantıksız davranışı değil de, gerekli olan mantıklı davranışı yaparsanız ve böyle devam ederseniz; o mantıksız düşünce mantıklı davranışa boyun eğer. Mantıksız düşünce düzelir.

13-Bazı kişiler; kendileri gibi takıntılı kişilerin yorumlarını okuyunca rahatlıyor. Bazıları da bundan olumsuz etkilenebilir. Yeni takıntılar geliştirebilirler. Dikkat etmek gerekir.

14-Allah(c.c.)’a sığınmak lazım. İnsan, acizdir. Dünyanın yükünü üzerinize almaya kalkmayın. Dua etmek faydalı. Ayrıca; günde en az 100 defa, TEVBE DUASI; ve günde en az 100 defa, HER BİRİNDE BESMELE ÇEKEREK LA HAVLE…Yİ okumak faydalı oluyor.

15-Mükemmeliyetçi olmayın. Olayları trajediye çevirmeyin. Küçük de olsa, yakaladığınız mutluluk anlarını değerlendirin, hissedin, yaşayın. Kendinizi şımartın. Mutlu değilseniz, mutluluk taklidi yapın. Bu gününüzü, yarınki takıntıları düşünerek doldurmayın. Yarınlar için, takıntı randevusu almayın. Kim bilebilir; belki de yarın sabah uyandığınızda, takıntılardan eser kalmamış olacak. Uyumadan önce, sadece, sizi çok mutlu eden şeyleri düşünün.

16 -Boş kalmayın. Basit şeyler de olsa, bir şeylerle meşgul olun. Acı ve ağrı çekseniz de meşguliyete devam edin.

17-Takıntılara taç takmayın, onları şişirmeyin. Hayatınızın merkezinde olabilirler, sizi çok etkileyebilirler. Onları başınızın tacı yapmayın. Takıntılı olmak, bir rahatsızlık. Kendinizi buna kaptırmayın, kendinizi tanımlarken takıntıları ön plana çıkarmayın. Takıntıları özünüze sindirmeyin. Özünüzün dışında tutun onları. Kendinizi güzel tanımlayın.

18-TV, bilgisayar, cep telefonu; fazla kullanıldığında zararlı olabilir.
19 -Düzenli uyku faydalı. Çok geç yatmamalı.
20-Çörek otu ve bal, sinir sistemini rahatlatıyor. Çörek otu çiğnenerek yenmeli.

Bu adreste, 12 adet vesvese videosu var.


BİR KONUYA TAKINTILI OLMA DURUMU, ORTADAN KALKABİLİR. AMA KONU KAYBOLMAZ. TAKINTIDAN KURTULMAK DEMEK; TAKINTI YAPILAN KONUDAN KURTULMAK DEĞİLDİR. KONUYU ORTADAN KALDIRMAYA ÇALIŞMAYIN. KONUYA KARŞI TAKINTILI YAKLAŞIMI ORTADAN KALDIRMAYA ÇALIŞIN.

24 kişi bu yazıyı beğendi.
Yasal Uyarı: Doktora reçete ettirmeden ve doktordan kullanım özelliklerini öğrenmeden ilaç kullanmayınız. Bitkisel ilaçları tıbbi ilaçlarla kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Yukarıda ve bu sitede yer alan bilgiler site yöneticisinin ve ziyaretçilerin sadece şahsi tecrübeleri ve kendi fikirleridir. Bilimsel olarak ispatlanmamışlardır. Burada yer alan bilgiler hatalı, güncelliğini yitirmiş olabilir. Size uygun gelen bilgileri psikiyatristinize/ psikologunuza- doktorunuza danışmadan uygulamayınız. Okuyucularımızın bu siteden öğrendiklerinizi uygulamalarından kaynaklı ve bu sitede yer alan bilgilerden kaynaklı sorunlarda yasal sorumluluk kabul edilmez. Yazılar sadece bilgi amaçlıdır.

Comments

comments

Takıntıya Öneriler ve Tavsiyeler” üzerine 19 yorum

  1. Deniyecemm .İliskim de takıntım var asırı derecede ve olayı kapatıyoruz fakat takıntı yaptığım şey genis bir çevrem olduğundan dolayı birisinin ufak bi sekilde iyi kötü adını andığı zaman bile takıntı baslıyor Tesekkürler uygulayacağım..

  2. bir cümleniz olsun ve takıntı yapmak, sürekli o boş konudan konuşup vakit harcamak yerini sadece o cümleyi söyleyin ve geçin. ben aklıma herhangi bir takıntı gelince “takıntı yapmamanın kuralı takıntı yapmamaktır” diyip takıntıyı düşünmüyorum. siz de böyle bir yöntem deneyebilirsiniiz.

  3. Bebeğinin karışma ihtimalini düşünen bayana cevap:

    Yöneticinin de dediği gibi sizinki bir takıntı. Aklınıza gelen her ihtimale inanmayın. Çocuğunuzun karışma ihtimali yok gibi bir şey. Sağlık merkezlerinde, hatta sadece sağlık merkezlerinde değil, özel-resmi hemen her işletmede, herhangi bir usulsüzlük farkedilir. Bırakın bebek karıştırmayı, minik bir evrakta dahi, ufak bir sahtekarlık yapılamıyor.

    Bebeğiniz yanınıza gelene kadar, bir sürü kişiden oluşmuş bir ekibin yanında bulunuyor. Yani tek başına bir kişinin elinde değil bebeğiniz. Onu, belki bir kişi taşıyor ama başkaları da görüyor.
    Dünya, dünyanın içinde bulunan her şey, tüm evren Allah(c.c.) tarafından kontrol altında. İnsanlar, istedikleri her şeyi yapamazlar. Unutmayın bunu…

    İçinizdeki sıkıntının geçmeyeceğini sanıyorsunuz.
    O düşünce bir süre sizde yaşar ve gider. Siz göndermeye çalışmayın. Bebeğinize odaklanın, bir bakmışsınız sıkıntınız yok olmuş…

    Bebeğinize hayırlı, sağlıklı bir ömür dilerim.

  4. Cok dogru..
    obsesyonlar neyin uzerine titrerseniz oradan yukleniyor.
    cocugunuzu cok seviyorsunuz..ve bilin ki kan cekiyor ki yani kendi cocugunuz ki bu kadar seviyorsunu ufacik seyi..
    Ayrica, bir yolunu bulup bir gece de olsa kesintisiz uyuyun..cok iyi gelecek..

  5. cevap verdiginiz icin sagoln.soyle soyliyeyim suan bana baska bi bebek getrseler senin diye asla inanmam oyle cok seviyorum yavrumu ben ozel bi hastanede dogum yaptim yakinlarim odada beklemisler ve bebegi getirmisler benim adima kolunda bilekligi bile var benim adan yazan.benim icimden bi ses sen ogumhane kapisindan odaya kadar gitmedin ya yanlislik olduysa diyo o ani hic gormiyceksin olene kadar bu suphe olcak icinde diyor buna takilmis durumdayim ayni aciyiyi hissediyorum co siddetli dini obsesyon gecrdm ve temizlik obsesyonu gecirdim ama onlar boyle degildi sabaha kadar temizlik yapiyordum geciyodu acisi bunda hicbi cikis yolu bulamiyorum hatta ucimdeki sesler bu takinti degil ki diyor senin dusundugun sey olabilir diyor yani cikmazdayim sizi takip ettigim icin yazdim belki bi cumle bana iyi gelir diye..

    1. Bu bir takıntıdır bunu bilin. Benim de başıma geldi. Siz neyi önemserseniz takıntız sizi ordan vurur. Obsesyonlar sık sık yer değiştirir şekil değiştirir. Ama menbaa aynıdır. Sizin zafiyetleriniz obsesyona karar verir. Çocuk bir iki yaşına geldiğinde size veya eşinize özgü davranış ve fiziksel özelliklere sahip olduğunda bu takıntınız hafifleyecek. Sonra çocuğunuzun zarar görmesi takıntısı ortaya çıkacak belki. Çünkü siz onu çok seviyorsunuz.
      Yapılan araştırmalar sizin de dediğiniz gibi, çocuğu karışanların kendine yanlışlıkla verilen çocuklardan vazgeçemediğini söylüyor. Çare olarak aileler aynı apartmanda ev tutup hem kendi çocuğunu hem karışan çocuğunu seviyormuş. Çok da mutlu oluyorlarmış. Ama şüpheniz olmasın sizde böyle bir şey yok. Siz sadece obsesifsiniz. Enerjinizi çocuğunuzu sevmeye verin onun ihtiyaçları ile beyninizi meşgul edin ki, karıştı mı endişesiyle düşünürken bazı temel ihtiyaçlarını unutmayasınız.
      Geçmiş olsun.

  6. lutfen banada yardim edin daha onceden dini obsesyon gecirmistim halada devam edwn bazi takintilarim var temizlik gibi mesala ama su an oyle bir takintim varki hepsinden beter dogum yaptim sezaryen bebegimin karisma ihtimali hic cikmiyo aklimdan cok buyuk aci veriyo kafamin icinde sorular hic bitmiyor birine cvp veriyorum baska soru geliyor hayatim bitti resmen icimde cok buyuk bir ates var..

    1. Ben de iki çocuğumun karıştığını düşünmüştüm. Bir kaç ay sonra, dünyada sadece sizde veya babasında olan fiziksel özelliklerin onda da olduğunu göreceksiniz inşallah. Kendinizi üzmeyin. Ancak, bildiğiniz net bir bilgi varsa, hastane yönetimiyle hemen irtibata geçin. Ancak, bu genellikle bizim endişelerimizden kaynaklı oluyor.

  7. benim çok saçma çok gereksiz bi takıntım var saçma olduğunu biliyorum ve o saçma şeyi yapmazsam baş ağrısı çekiyorum çok ciddi başım ağrıyo ve söyleneni anlayamıyorum dikkatim dağılıyo yolda yürürken bazen sallanıyorum gün boyu o şeyi düşünüyorum bende OKB hastalığıda var aslında sürekli bişeyler düşünürken yeni bi takıntı edinyorum kendime kendi kendimle konuşuyorum ya bu sadece bi takıntı sana zarar vercek bişey değil kafana takma diyorum ama beyin illaki takacak arkadaş durduramıyorum:s şuan bu yazıyı yazarkende bütün bunları yazmışken halaa devam ediyo ve baş ağrısı çekiyorum ama bu tip yazıları okuyunca az da olsa rahatlıyorum gerçekten emeğinize sağlık

  8. Allah senden razı olsun be kardeşim.. Derdimize derman oldun. Allah senin gibilerini başımızdan eksik etmesin İnşallah..
    Tugay Özkan ANKARA

  9. ben takıntılarımın üzerine hiç gidemiyordum.çok korkuyordum ama bu yazıyı okurken kendiliğinden oluverdi bir baktım ki yazılanları denemeye başladım.çok teşekkür ederim.her darda kaldığımda baştan okuyacağım bu yazıyı

  10. bu yazı bu dertten muzdarip kişilere bi umut ışığı olabilir…başka yazılar okuyacaklarına bu tip şeyler okumaları yararlı..

Bir Cevap Yazın